Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4028 E. 2012/9956 K. 12.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 20:09
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4028
KARAR NO : 2012/9956
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.440 TL alacak için takibe itirazın iptali ile inkar tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Karar vererek davadan el çekildikten sonra, ek kararla hükme ilave yapılamaz. Mahkemece, 03.01.2012 tarihli ek kararla davalı vekili için vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.Ayrıca davanın esasına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;Davacı vekili dilekçesinde; borçlu tarafından icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde, takibe dayanak belge olan banka dekontu ve bu dekontla yatırılan paranın borçlu ...'ın borcuna mukabil yatırıldığı hususlarının ikrar edildiğini, kabul edilen bu borca dayanak belge ile başlatılan takibe itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istenilmiştir.Davalı vekili cevabında; davalının bankadan aldığı kredi borcunu ödeyememesi üzerine babası ...'ın davalı oğlunun borcunu ödemeyi üstlendiğini, bu amaçla bankaya akrabası olan davacı ile gittiklerini, bankaya para yatırılırken davacının müdahale ederek kendi kimliğini ibraz ettiğini, böylece dekontta davacı adının yazıldığını, takibin haksız olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının 6.400 TL parayı davalının banka hesabına havale ettiğinin ihtilafsız olduğu, davacının, davalının borcunu kapatmak için davaya konu dekontla ödemede bulunduğunu, yani davalıya ödünç verdiğini, davalının ise bu paranın aslında babası ... tarafından yatırıldığını, davacının dekonta kendi adını yazdırdığını iddia ettiği, havalenin bir borç ödeme vasıtası olduğu, karinenin aksine havaleyi gönderenin ispat etmesi gerektiği, dekontta paranın ödünç olduğuna dair ibare olmadığı, bu hususta delil sunulmadığı gibi karşı tarafa yemin teklifinden vazgeçildiği gerekçe gösterilerek ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.Havale, bir borç ödeme vasıtasıdır. Ancak, davalı havale sureti ile davacının kendisine olan borcunun ödendiğini savunmadığına göre, ayrıca ödünç verildiğini de kabul etmediğinden ve davalının babası tarafından borcu öderken davacının kendi kimliğini sunması ve havalede adının yer alması savunması da hayatın olağan akışına aykırı olmakla borcun ödendiği kabul edilemez.Bu nedenle, ispat yükü davalıda olup, mahkemece davalıya, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.