Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/417 E. 2012/5381 K. 01.03.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 00:11
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/417
KARAR NO : 2012/5381
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; ... Aile Mahkemesinin 2009/482 esas sayılı nafaka davası sonucunda davalı eşi için aylık 250,00 TL, müşterek çocukları ... için aylık 125,00 TL olmak üzere toplam 375,00 TL nafakanın kendisinden alınarak davalıya ödenmesine karar verildiğini, 7 yıldır tek başına yaşadığını, emekli maaşından başka hiç bir geliri olmadığını, aylık 175,00 TL kira ödediğini, 8.000,00 TL kredi çekerek borçlarının bir kısmını kapattığını, nafaka ve birikmiş nafaka borçları için 162,00 TL toplam 537,00 TL'nin maaşından kesildiğini, kendisinin yoksulluk sınırı içinde yaşadığını, davalının SGK'dan 1.400,00 TL, anne ve babasına baktığı için 700,00 TL ve kira geliri olarak da 400,00 TL geliri olduğunu, davalının yoksulluk sınırları içinde olmadığını, ayrıca davalının ...'taki bankalarda 20.000,00 TL birikmiş parası olduğunu beyan ederek toplam 375,00 TL nafakanın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı; davacının resmi olarak eşi olduğunu ancak 10 yılı aşkın zamandan beri çocukları kendisine bırakarak başka bir kadınla kaçtığını, davacının yoksulluk sınırında olduğunu, keza kendisinin de ekonomik durumunun davacıdan daha iyi olduğu konusunun da gerçek olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece; davalının tedbir nafakasına ihtiyacı kalmadığından bahisle eş yönünden tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanunun 183/6 maddesinde "eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar" denilmektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, her iki eşin birliğin giderlerine katılma zorunluluğu vardır. Birliğin giderlerine katılmada ise eşlerin "güçleri" esas alınmıştır. Davacı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Davalı (kadının) maaşı olması, gelirinin davacı (kocadan) az olması veya çok olması, davacı (kocanın) ortak giderlere katılma yükümlülüğünü büsbütün ortadan kaldırmaz. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için, eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gereken bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, su ve telefon parası gibi giderler gösterilebilir.
Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini, ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.Tarafların mahkemece araştırılan sosyal ekonomik durumlarının incelenmesinde; davacının emekli olduğu ve 1.000,00 TL maaş aldığı, kredi ve kira ödemesi bulunduğu, adına kayıtlı iki aracı olduğu, davalının da 3 ayda bir 800,00 TL özürlü maaşı aldığı, çocuklarıyla yaşadığı, evin kendisine ait olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarda açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden davalının geliri olmasının nafakanın miktarını tayin ederken nazara alınacağı, ancak davacının birliğin giderlerine katılması yükümlülüğünü sona erdirmeyeceği düşünülmeden eş için tayin edilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.