Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4351 E. 2012/14124 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4351
KARAR NO : 2012/14124
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; reşit kız çocuğunun yurtdışındaki üniversite eğitimini devam ettirebilmek için davalı babasına karşı açtığı yardım nafakası talebine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin … ‘da üniversite eğitimine devam ettiğini, davalı babanın 2010 yılı Ocak ayına kadar müvekkilinin giderlerini karşıladığını, davacının annesi ile boşanma sürecinin başlaması ile birlikte öğrenim masraflarını ödemekten kaçındığını belirterek toplam 144.220 … Dolarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında; davacının … ‘da eğitim almasını davalının istediğini, 2006 yılından itibaren tekstil sektöründeki kriz nedeniyle davalının ekonomik durumunun bozulduğunu, davalının hakkında çok sayıda icra takibi bulunduğunu, davacının okuldan kaydını sildirdiğini, Türkiye’de muadil bir okula kayıt yaptırması halinde davalının davacıya destek olacağını belirtmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 130.000 … Doları yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 364/1 maddesine göre; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan alt soyuna nafaka vermekle yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 328/2 maddesine göre; çocuk ergin olduğu halde eğitime devam ediyorsa, ana ve babasının durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler. Hukuk Genel Kurulu’nun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.Okumakta olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana babasından öğrenimini tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde Medeni Kanun’un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.Somut olayda; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları nafakanın niteliği, davalının gelir durumu, mirasçılıkta da aynı sırada yer alan dava dışı annenin de nafakaya katılma yükümlülüğü, nazara alındığında hükmedilen nafaka miktarı fazla olup, Türk Medeni Kanunu’nun 4. Maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davacının okulu dondurduğuna ilişkin beyanları ve davalı vekilinin davacının okuldan kaydını sildirdiğine dair savunmaları karşısında; davacının okuluna müzekkere yazılarak; eğitimine devam edip etmediği, ediyor ise eğitiminin aylık ve yıllık maliyeti, okulun çevresinde öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını karşılayacak yurt imkanının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise aylık ve yıllık maliyeti sorularak alınacak cevap doğrultusunda; davacının giderleriyle, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı şekilde, dava dışı annenin de davacının masraflarına katlanma yükümlülüğü dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi de gözetilerek uygun bir nafakaya hükmetmek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.