Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4607 E. 2012/8800 K. 02.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 18:23


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4607
KARAR NO : 2012/8800
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ


Asıl davada nişan hediyelerinin aynen, olmadığı takdirde bedelinin iadesi, karşılık davada ise nişanın bozulması nedeniyle 6.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl ve karşılık davaların kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca karşılık davaya hasren temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, nişanın bozulması nedeniyle davalıya verilen hediyelerin aynen iadesini, olmadığı takdirde bedeli olan 4.800 TL nin (ıslah ile 6.450 TL) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı, davacı tarafından nişan hediyesi olarak sadece nişan yüzüğünün takıldığını savunarak davanın reddini dilemiş, karşılık davasında ise; nişanlısı olan karşı davalının akrabası olan ... isimli bir kızla çok samimi olduğunu, bu nedenle kendisini uyardığını, ancak davalının kendisine “Evlenmek için seni değil Meltem”i tercih ederim” dediğini, bir süre sonra ise geçerli bir neden bulunmamasına rağmen davalının nişanı bozduğunu bildirdiğini ileri sürerek; 6.000 TL manevi tazminatın yasa faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacının, akrabası olan ... isimli kişi ile olan samimiyeti nedeniyle nişanlısı olan davalı tarafından uyarıldığı, ancak davacının tercihini bu kişiden yana kullanarak davalıya karşı güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, buna göre davalının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, diğer taraftan davalının karşı tarafça verilmiş olan 3 adet altın bilezik ile 1 adet altın künyeyi iade etmediği gerekçesiyle asıl ve karşılık davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca karşılık davaya hasren temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, TMK. nun 121. maddesi “Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktarda para ödenmesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir.Açıklanan bu madde hükmüne göre, manevi tazminata karar verilebilmesi için, istemde bulunan nişanlının kişisel olarak aşırı bir biçimde zarara uğraması ve ayrıca nişanın bozulmasında hiçbir kusurunun bulunmaması gerekir.Buna göre davalının (karşı davacının), kişilik haklarının ihlal edildiğini kanıtlanması gerekir. Oysa dinlenen davalı tanıklarının sözlerinin bir kısmı TMK. nun 121. maddesinde yer alan kişilik haklarının saldırıya uğrama durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir.Bu durumda, karşılık davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile istemin kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı (karşı davalı) tarafa iadesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi