Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/4865 E. 2012/11578 K. 26.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 20:13


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4865
KARAR NO : 2012/11578
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.268,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 2 nolu parselde müvekkilinin 28/70 hissesinin bulunduğunu, davalının hissesinden fazla işgal ettiği 22,68 m2 nedeniyle 01.01.2005 -31.08.2010 tarihleri arası 3.268,00 TL ecrimisil bedelinin kademeli faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 1.588,10 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren işleyecek kademeli faiziyle davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre davacının 28/70, davalının ise 192/8400 payının bulunduğu, tarafların taşınmaza müşterek malik oldukları, taşınmazda üçüncü kişilerin de paylarının bulunduğu anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalının tapu kaydına göre 49,33 m2 yere sahip olduğu ancak payından fazla işgal ettiği 22,68 metrekare üzerinden davacının hissesine düşen miktar üzerinden 1.588,10 TL ecrimisilin hesaplandığı görülmektedir.TMK.mad. 693’e göre: “Paydaşlardan herbiri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir”. Buna göre, her paydaşın, müşterek mülkiyet konusu şeyin tamamı (veya bir kısmı) üzerinde yararlanma hakkı bulunmaktadır. Bu hak, ne mekân (yer), ne de zaman itibariyle sınırlandırılmıştır. Fakat paydaşlar, bu hususta değişik düzenlemeler getirebilirler. Zira, yasa, yalnızca her paydaşın kullanma ölçüsünü belirtmiştir. Kullanma olanağı sınırsız değilse (müşterek mülkiyet konusu bir apartmandaki asansörden yararlanma gibi), paydaşların örneğin yerce bölünmüş ya da zamanla değişen bir kullanma anlaşmasıyla kullanmanın biçiminde uyuşmaları gerekir.Açıktır ki, sözkonusu yararlanma, ancak, diğer paydaşların haklarına saygı gösterildiği oranda hukuksal himaye görecektir. Nitekim, Medeni Kanun da, yararlanma hakkının, “diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde” mevcut bulunduğunu kesin bir biçimde belirtmiştir (TMK.mad.693). Kaldı ki TMK.mad.2 hükmü gereğince de bu sonuca ulaşılacaktır.Paya uyan bir belirtme ve sınırlandırma olmadığı takdirde, her paydaşın, öbürlerine zarar vermemesi kaydıyla taşınmazı kullanma hakkı vardır. Bu hakkın ölçüsü ise, her somut olayda durumun özellliğini gözönünde tutarak araştırılmak gerekir.
TMK’nun 993-995 madde hükümleri tarafından düzenlenmiş ve uygulamada “ecrimisil” olarak isimlendirilen bir istemin de bulunduğu kabul edilen yasal tasfiye rejimi, halihazır zilyedin, iadesi istenen taşınmaz (nesne) üzerinde, iadeyi engelleyecek bir hakka sahip olmamasını gerektirir.Somut olayda taraflar taşınmazın hissedarları olup, davalının 72 m2 yer kullandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının toplam payı 28/70, davalının payı ise 192/8400'dür. Bu durum karşısında mahkemece, davalının kullandığı 72 m2'lik taşınmazda, davacının payına düşen ecrimisil miktarı belirlenerek, bu bedele hükmedilmesi gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davalının hissesinden fazla kullandığı 22,68 m2'lik kısımda davacının payının hesaplanması suretiyle ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.