Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5038 E. 2012/8665 K. 02.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.01.2024 06:02
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5038
KARAR NO : 2012/8665
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada davacı vekili Tarafların ... l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/478 esas, 2001/521 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, ve bu karar ile müşterek çocuğun velayetinin anneye bırakılarak çocuk lehine aylık 40 TL nafakaya hükmedildiğini, daha sonra açtıkları arttırım davası mahkemenin 2009/532 esas 2010/519 karar sayılı ve 26.08.2010 tarihli kararı ile nafakanın aylık 200 TL. ye yükseltildiğini, kararda ayrıca bundan böyle nafakanın her yıl TÜFE oranında artırım öngörülmüş ise de nafaka miktarının düşük olduğundan % 10 u bulmayan TÜFE oranındaki artışla müvekkilinin çocuğun artan ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığı, davalının TÜFE oranındaki artırım hükmüne de uymayarak 200 TL. aylık nafaka ödemeyi sürdürdüğünü, bu nedenlerle nafakanın aylık 350 TL. ye yükseltilmesini talep etmiştir.Davalı çocuk için hükmedilen aylık 200,00 TL nafakayı karardaki arttırım oranından fazla olarak 225,00 TL olarak ödediğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece önceki arttırım kararı ile ayrıca yükseltilen nafakanın her yıl Devlet İstatistik Enstitüsünün yayınladığı TÜFE oranında arttırılmasına karar verildiği, davalı tarafından mahkememize sunulan dekontlara göre karar altına alınan TÜFE oranlarına göre artış ile nafakayı düzenli olarak ödediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.TMK’nun ‘Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi’ başlıklı 176. maddesinin 4. fıkrasında tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği açıklanmıştır Bu düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ileri sürülmemiştir.
Yerleşen dairemiz uygulamasına göre nafaka artırımın da ÜFE oranı dikkate alınması gerekir iken önceki arttırım kararında TÜFE oranında arttırılmasına karar verilmiş olduğu gibi kararda arttırılması gereken miktar açıkça yazılmadığı için uyuşmazlık ve icraya başvurulması halinde arttırılması gereken miktarın ne olacağı değerlendirme ile belirlenebilecek olup bu karar icraya elverişli de değildir.Açıklanan sebeplerle açıklanan bu esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.