Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5066 E. 2012/10151 K. 16.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 21:47


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5066
KARAR NO : 2012/10151
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 10.000 TL (ıslah ile 12.240 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında yaşadığını, bu nedenle davalıların müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazı bilgisi ve rızası dışında dava dışı kişiye kiraya verdiklerini ileri sürerek; 01.02.2001 – 01.02.2009 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisilin tahakkuk tarihlerinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 21.09.2010 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de ecrimisil talebini 12.240 TL ye artırmıştır.
Davalılar vekili, davalı ...’nin davacının yeğeni, diğer davalı ...’in ise davalı ...’nin eşi olduğunu, yurtdışında yaşayan davacının 1996 yılında vekili olarak tayin ettiği davalı ...’i, sonradan aralarındaki kırgınlık nedeni ile 2001 yılında azlettiğini, bu nedenle davalıların, davacıya ait taşınmaz ile ilgilenmediklerini, diğer taraftan ecrimisil isteminin 5 yılı aşan bölümünün zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddini dilemiş, yargılama sırasında ise tarafların komşu olduklarını, davaya konu taşınmazın kapısının kırık olması ve istenmeyen kişilerce kullanılmakta olması nedeniyle davalılarca dava dışı ... ...’e bakıp gözetmesi için teslim edildiğini, ancak iddia edildiği gibi davalıların bu kişiden kira parası almadıklarını bildirmiştir.
Mahkemece; davalıların taşınmaza ilişkin kira paralarını tahsil ettikleri ve davacıya vermedikleri hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, zira davacı tanığı olarak dinlenilen ... ...’inin davalılara hiç kira parası ödemediğini beyan ettiği, ayrıca davacının davalılar aleyhine savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde davaya konu olay ile ilgili olarak bir iddiada bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, TMK. nun 995. maddesine göre taşınmaz ( veya taşınır ) üzerinde zilyetliği bulunmayan malik tarafından, taşınmaza ( nesneye ) ayni bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan (kötüniyetli) zilyet olan kimseye karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre; bir başkasına ait taşınmazı, fiilen kullananlar ile bir başkasına işgal ettirmek veya başkasının işgaline rıza göstermek veyahut da kiraya vererek yararlanmak suretiyle el atanlar kötüniyetli zilyet olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacıya ait taşınmazın, davalılar tarafından dava dışı ... ...’e işgal ettirildiği, tanık olarak dinlenilen bu sahsın beyanı ile ispatlanmıştır. Esasen bu husus davalıların da kabulündedir.
Şu durumda; kötüniyetli zilyet oldukları ispat edilen davalıların ecrimisil ile sorumlu tutulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.