Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5120 E. 2012/8824 K. 02.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 18:44
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5120
KARAR NO : 2012/8824
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, kızı ...'ün ergin olması nedeniyle lehine hüküm altına alınmış olan tedbir nafakasının sona erdiğini, ancak davalının bu durumu bilmesine rağmen nafakayı icra kanalı ile tahsil etmeye devam ettiğini ileri sürerek; 23.09.2008 – 30.11.2010 tarihleri arasındaki dönem için icra tehdidi altında ödemiş olduğu 3.000 TL nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, tahsil ettiği nafakaları kızı ...’e verdiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile 3.000 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın; çocuğun reşit olmasına rağmen, haksız olarak davalı tarafından icra yoluyla tahsil edildiği ileri sürülerek; (boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren) ödenen nafakanın istirdadı istenilmektedir.
İcra İflas Kanunu'nun 72/7. maddesinde “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 23.09.2008 tarihinden 30.11.2010 tarihine kadar geçen sürede ödenen nafaka miktarı hesaplanmış, mahkemece de bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, davacı; İİK’ nun 72/7. maddesine göre ödediği parayı, ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde dava edebilir.
Maddede öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup, re'sen mahkemece dikkate alınması gerekir. Davacı, nafakanın ödeme biçimine göre dava tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içerisinde ödediği nafaka miktarının istirdadını talep edebilir. Bu husus gözetilmeden, boşanma davasının kesinleşme tarihinden itibaren ödenen nafakaların istirdadı cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.