Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5367 E. 2012/10044 K. 12.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 22:41


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5367
KARAR NO : 2012/10044
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.500,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan ... plakalı aracı 4.500,00.TL ödeyerek harici sözleşme ile satın aldığını, hacizler dolayısıyla aracın devredilemediğini, paranın iadesi için ... Sulh Hukuk Mahkemesine 2009/215 esas sayılı davayı açtıklarını aracı teslim şartı ile davanın kabul edildiğini, ancak aracı teslim için ...'e gelince polisin aracı otoparka çektiğini, para alacağını tahsil için ilamı icraya koymuş ise de, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/31-2010/77 Kararla teslimi yerinde görmeyip icra takibini iptal ettiğini, bu yüzden geçersiz araç satışı nedeniyle ödenen 4.500,00.TL.nin işlemiş faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; aynı konuda kesin hüküm olması nedeni ile davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, bir önceki ilamın infaz edilme kabiliyetini ortadan kaldıran ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/31-77 sayılı ilamı karşısında söz konusu kararın kesin hüküm oluşturmayacağı, davacının isteği dışında davalıya aracı teslim etmeden el konulmasının geçersiz olan sözleşmeye dayanarak araç bedelini davalıdan istemesine engel olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kural olarak, kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Tarafları aynı, dava konusu ve sebebi aynı olan iki davanın bulunması ve bunlardan birinin kesinleşmesi halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. HUMK.nun 237. maddesi hükmünde öngörülen biçimde yanlar arasında kesin hükmün varlığı halinde, birinci davada verilen hüküm ikinci dava açıldıktan sonra kesinleşmiş olsa bile bu kesinleşme üzerine ikinci davanın kesin hükümden dolayı re'sen reddedilmesi gerekir.Somut olayda, taraflar arasında aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş hüküm bulunmaktadır. Aracın davacı elinde iken “fenni muayenesinin yapılmamış olması ve sigortasının bulunmaması“ nedeniyle otoparka konulması kendi kusurundan kaynaklanmakta olup, eksiklerin giderilerek aracın alınması ve kesinleşen ilam uyarınca teslimi ile bedelin istenmesi mümkündür. Geçici el konulması ifa imkansızlığı da teşkil etmediğinden, kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.