Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5444 E. 2012/9513 K. 10.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.01.2024 23:03
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5444
KARAR NO : 2012/9513
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.372 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ... Defterdarlığının kayyım tayin edildiği gaip kişiler..., ..., ..., ..., ... ve ...'a ait 52 parseldeki paylarının davalı tarafından işgal edilmesi nedeniyle 3.372 TL ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı cevabında, dava konusu taşınmazda paydaş olduğunu ve payı kadar kullandığını beyan etmiştir.Mahkemece; icra takip dosyasında takip alacaklısı olarak gözüken Maliye Bakanlığının dava ve taşınmazla ilgisi olmadığından, davacı ... Defterdarlığının ise icra takip dosyasında alacaklı konumunda olmadığından bahisle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.İcra İflas Kanunun 67.maddesi gereğince, itirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani, davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur.Davaya konu icra takip dosyasında alacaklı sıfatı ile Maliye Bakanlığı (...), itirazın iptali davasında ise davacı olarak Kayyım ...'ın yer aldığı ve ...1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.01.2009 tarihli kararında, 52 parsel ile ilgili gaip ..., ..., ..., ..., ... ve ...adına dava açması için ...'ın kayyım tayin edildiği anlaşılmaktadır.Bir davada taraf ehliyeti (HMK madde 50) dava şartıdır ve mahkemece dava şartlarının tamam olup olmadığı yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir.Gaip olan kimseyi temsil ve mallarını idare etmek için tayin olunan kayyıma Medeni Kanunun 377/1.maddesine göre “İdare Kayyımlığı” denilmektedir. Kayyımın dava takibindeki yetkileri, vasinin yetkileri gibidir (Medeni Kanunun 353/3, 402 ve 403/2.maddeleri).Davada, kayyım tayin edilen gaip kişiler adına kayıtlı 52 parselin davalı tarafından haksız işgali nedeniyle ecrimisil talep edilmektedir.
Kayyım tayin edilen ... tarafından başlatılan 04.02.2010 tarihli icra takip dosyasında kendi ismi ile birlikte Maliye Bakanlığı'nın ismini yazması doğru değilse de icra takip dosyasından ve dava dosyası kapsamından takibin Kayyım ... tarafından alacaklı sıfatı ile başlatıldığı ve itirazın iptali davasında da davacı olarak doğru kişi tarafından açıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece; davaya devam edilerek, taraflardan delilleri sorularak, davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.