Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5652 E. 2012/12019 K. 14.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.01.2024 05:39


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5652
KARAR NO : 2012/12019
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 15.000,00 TL alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalıdan tahsili istenmiş, mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; yetkili hamil sıfatıyla zamanaşımına uğramış çeki elinde bulunduran davacının davalı keşideci hakkında başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; dayanak çekin ibraz tarihi ile takibin başlatıldığı tarih arasında altı aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, takipte borcun dayanağı olarak çek gösterildiği için itirazın iptali davasında sebepsiz zenginleşme iddialarına itibar edilemeyeceği, çekin arkasında isminin bulunmaması nedeniyle davacının çeke dayalı olarak herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçeleri ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Çeklerde zamanaşımını düzenleyen TTK'nın 726/1. maddesinde, hamilin cirantalara, keşideci ve diğer çek borçlulularına karşı haiz olduğu müracaat hakkının ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.TTK'nın 730. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulama imkanı bulunan TTK'nın 644. maddesinde, hamilin keşideciye karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak, çekin zamanaşımı süresi dolduktan sonra 1 yıl içinde talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir.TTK'nın 644. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresi içinde dava açılması mümkündür. Somut olayda; takip ve dava dayanağı olan çek 25.06.2008 keşide tarihli olup, aynı gün bankaya ibraz edilmiş, karşılıksız çıkan çeke dayalı olarak davacı hamil, davalı keşideci aleyhine 27/05/2009 günü icra takibi başlatmış, borçlunun itirazı üzerine duran takip için 11/08/2009 günü itirazın iptali davası açmıştır.Davacı hamilin, TTK'nın 644. maddesine dayalı olarak 1 yıl içinde keşideciye karşı müracaatta bulunma hakkını (6102 sayılı yeni Ticaret Kanunu 732. maddesi) kullanmış ve süresi içinde icra takibini başlatmış olması karşısında, Mahkemece; çekin ibraz tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde takip ve talepte bulunmadığı gerekçesi ile zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir. Zira, kambiyo hukuku yönünden takip yapma imkanının olmaması ile alacağın varlığını belirleyecek olan davada, zamanaşımına uğrayan bir çekin delil olarak getirilmesi farklı sonuçlar doğurur. Uyuşmazlık konusu alacak için delil zamanaşımına uğrayan çek olup; ibraz müddafinin bitiminden itibaren bir yıl içinde alacak davasının sebepsiz zenginleşme veya temel alacağa göre istenilmesi olanaklıdır.O halde, mahkemece yapılacak iş; zamanaşımı itirazının reddi ile davacının hamiline yazılı çekte zilyet olmasına göre, çekin ibrazından önce veya sonra çekin üzerinde zilyet (hamil) olduğu belirlenerek, ispat külfetinin yüklenilmesi sonucunda alacağın varlığı hakkında karar vermek olmalıdır.Zira; zamanaşımına uğramış çekler sebebiyle, kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiş olur. Bu durumda, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde, bu belgeler yazılı delil başlangıcı niteliği alır ve belgeye dayanan kişi, alacağını (tanık dahil) her türlü delille kanıtlayabilir ya da arada temel ilişki bulunmaması halinde TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine dayanılabilir.Dava, TTK.nun 644.maddesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğundan davanın değerlendirilecek olan hususlar gereğince, incelenip karar verilmesi gerekirken, reddi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.