Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6161 E. 2012/10163 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6161
KARAR NO : 2012/10163
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 51.150 TL (ıslah ile 60.006,58 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 49.447,14 TL’lik kısmının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalı şirketin, müvekkiline ait taşınmazın yaklaşık 100 m²lik kısmına baz istasyonu kurmak suretiyle el attığını ileri sürerek; 20.06.2003 – 15.07.2009 dönemi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 51.150 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 08.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil talebini 60.006,58 TL ye artırmıştır.
Davalı vekili, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem dışında kalan ecrimisilin zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 12.09.2011 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın 49.447,14 TL lik bölümünün kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HUMK. nun 281.maddesine göre (HMK md. 279) bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal taşınmaz ile davaya konu taşınmazın üstün ve eksik yönleri incelerek kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmiş ise de; emsal taşınmazın 2001 yılında kiralandığı, diğer taraftan emsal taşınmazın m² si üzerinden belirlenen kira bedeli (0,22 TL/m²) ile dava konusu taşınmazın m² si üzerinden belirlenen kira bedeli (8,25 TL/m²) arasında fahiş miktarda fark bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bundan ayrı, davada 15.07.2009 tarihine kadar olan ecrimisilin tahsili istenildiği halde, mahkemece dönemsel olarak talep aşılmak suretiyle dava tarihi olan 17.09.2009 tarihine kadar olan ecrimisile hükmedilmiştir(HUMK.md 74.- HMK. md.26).
Buna göre mahkemece mahallinde yeniden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu (inşaat, mülk ve emlak) ile yeniden keşif yapılarak, benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilerek (resen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) incelenmeli, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu ilk dönemde arsa olarak serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmeli, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK. tarafından yayımlanan ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.