Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6507 E. 2012/10170 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6507
KARAR NO : 2012/10170
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8.000 TL (ıslah ile 10.289,94 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 9.388,70 TL’lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazları kullanan davalı ortakların, müvekkillerinin taşınmazdan yararlanma isteklerini kabul etmediklerini ileri sürerek; dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000 TL ecrimisilin ait olduğu her ay için işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 24.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil talebini 10.289,94 TL ye artırmıştır.
Davalı …, annesine bakıp gözettiği için mirasbırakandan kalan evde ikamet ettiğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Davalı …; … kardeşleri olan davacılar ile mirasbırakandan kalan taşınmazların paylaşılması için 2010 yılının aralık ayında görüşmeye başladıklarını, ancak anlaşma sağlanamadığı için bu davanın açıldığını savunmuştur.
Mahkemece, “Davacıların her biri için 4.694,35 TL olmak üzere toplam 9.388,70 TL ecrimisilin her ay için işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine” karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir
HMK. nun 297/2. maddesi (HUMK. nun 389. maddesi) gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının çok açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları tek tek belirtmesi gerekir. Aksi halde hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.
O halde, talep de gözetilerek, hangi dönem için kaç lira ecrimisilin tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, kural olarak elbirliği ya da paylı mülkiyette, taşınmazı kullanan malikten ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olmaları gerekir. Yararlanma isteğinin açıklanması belli bir şekil şartına bağlı olmadığı gibi yemin dâhil her türlü delil ile ispat edilebilir. Bu koşul dava şartı niteliğindedir ve mahkemece re’sen araştırılması gerekir.
Somut olayda; dava tarihinden önce davacılar tarafından, taşınmazın kullanılması yönünde davalılara çekilmiş bir ihtarname bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dinlenilen tanıkların beyanlarından da, davalıların hangi tarihte intifadan men edildiği hususu açıkça tespit edilememiştir.
Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa, intifadan men koşulunun ispatı yönünden, tüm delillerini sunması için imkân tanınmalı, intifadan men koşulunun olayda hangi tarihte gerçekleştiğinin kesin olarak saptanmasından sonra, hangi yıl için kaç lira ecrimisilinin tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin hükümde açıkça belirtilmesi suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.