Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6530 E. 2012/12517 K. 17.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 03:45


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6530
KARAR NO : 2012/12517
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde meyve ağaçlarının sulanması için tesbit ve ihtiyati tedbir konulması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı; tapuda kendi adına kayıtlı olan 392 ada 32 parsel sayılı 3177,20 m²'lik kayısı bahçesinin sulama işleminin 30 yıldan beri davalı sulama birliğine ait sulama suyundan yapıldığını, sulama birliği tarafından imar planı yapılan yerlerde salma su verilmemesine yönelik karar alınması üzerine, kendi yerinin tapuda bahçe olarak kayıtlı olmasına rağmen su verilmediğini, mağdur olmaması için tespit yapılmasını ve ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir. Mahkemece “6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunun 19. Maddesine göre, birlik üyesi olmayan kimselerde sulama hizmetinden mevzuata ve tüzüğe uygun olarak belli şartlar dahilinde yararlanabilirler. O halde ...Sulama Birliğinin davacının taşınmazına sulama hizmeti vermemesi hukuki dayanaktan yoksun durumdadır ” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kural olarak tespit davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarından başka iki özel koşula daha ihtiyaç vardır. Hukuki ilişki ve hukuki yarar. Hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi içinde; hukuki durumu halen mevcut bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olmalı, tehdit davacı için bir zarar meydana getirebilecek nitelikte olmalı, ayrıca davacının halihazırda hukuken korunma ihtiyacı da bulunmalıdır.
Öğreti ve uygulamada kural olarak eda davası açılması mümkün olan hallerde, hukuki yarar bulunmaması nedeniyle tespit davasının açılamayacağı kabul edilmektedir.Tespit davasının kendine özgü koşullarının genel dava koşulları ile birlikte ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden gözetilmesi; bu nedenle hukuki yararın dava koşulu olarak incelenmesi gerekir.HMUK.nun 275/2 ve 179/3-6100 sayılı HMUK.nun 31.maddesine göre davanın aydınlanması görevi hakimde olup, önce bu husus açıklanarak sonucuna ulaşılması gerekir. Açıkça tespit talebinde bulunması halinde hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi uygun olacaktır. Tedbir talebinin infazı sırasında ise “Sulama birliği suyu vermeye hazır ise de kanalların kırık bozuk olduğunu kendisinin tamir ettirmesinin mümkün olmadığını, bu görevin dava dışı Mut Sulama Kooperatifine ait olduğunu” beyan etmek suretiyle muaraza bulunmadığını belirtmesi, talebini ıslah ederek eda davasına dönüştürmemesi, kendisini zarara uğratacağını bildirdiği Sulama Birliği Meclis Kararının iptali için İdare Mahkemesinde iptal davası açmamış olması nedeniyle, Birlik üyesi de olmayan davacı lehine, idareyi bağlayıcı nitelikte “Sulama Birlikleri Kanunu ve... Sulama Birliği Tüzüğü’ne uygun olarak davalı ...Sulama Birliği tarafından sulama hizmeti verilmesine ” karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.