Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6669 E. 2012/9988 K. 12.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 20:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6669
KARAR NO : 2012/9988
KARAR TARİHİ : 12.04.2012

Davacı- karşı davalı ... ile davalı - karşı davacı ... aralarındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasına dair ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 31.03.2011 günlü ve 2008/8 E. - 2011/195 K. sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 06.12.2011 günlü ve 2011/13654 E. - 2011/19706 K. sayılı ilama karşı davacı - karşı davalı ile davalı - karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile müvekkili ve davalının kardeş olduklarını, dava konusu 457 no'lu parselde payları bulunduğunu, payları karşılığı kendilerine bırakılan yerde üç katlı bina yaptıklarını, ancak tamamını davalının kullandığını beyanla fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 6.000.000.000 TL ecrimisil bedelinin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaın reddini savunmuş, bu dava ile birleştirilen davada ise; ecrimisile konu binadaki davacı hissesini haricen satın aldığını, denkleştirici adalet ilkesi gereğince taşınmazın bugünkü rayiç bedeli olan 150.000 TL'nın yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalının ecrimisil isteminin reddine, davalı-karşı davacının alacak isteminin kısmen kabulü ile 45.675,46 TL'nın karşı dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine karar Dairemizin 06.12.2011 gün ve 2011/13654 Esas-2011/19706 sayılı kararı ile bozulmuş, taraflar bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.Davacı (karşı davalı) vekilinin tüm, davalı (karşı davacı) vekilinin sair karar düzeltme talebi yerinde değildir.Ancak, birleşen dava yönünden; HUMK.275 ve onu izleyen (yeni HMK.266 md.) maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir. Dava konusu olayda, her ne kadar geçersiz satış nedeniyle iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi ilkesi benimsenmiş ve bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulmuş ise de; mahkemenin hükmüne esas aldığı raporu düzenleyen bilirkişi Avukat ve İnşaat Mühendisi olup, bu konuda uzman olmadığından, raporuna itibar edilemez. O halde, mahkemece bu konuda uzman hesap bilirkişinin görüşüne başvurularak yeniden rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Ne var ki; hükmün bu nedenle de bozulması gerekirken, bu hususun zuhulen gözden kaçtığı anlaşılmakla davalı (karşı davacının) karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 06.12.2011gün ve 2011/13654 Esas- 2011/19706 Karar sayılı bozma ilamına az yukarıda açıklanan yönlerin de ilave edilmek suretiyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.