Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6726 E. 2012/10785 K. 24.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 21:40


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6726
KARAR NO : 2012/10785
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ... tarafından düzenlenen 21.06.2004 tarihli vasiyetname ile davacı ve davalı mirasçıların saklı paylarının ihlal edildiğini, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını belirterek 21.06.2004 tarihli vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.Davalılar vekili cevabında, murisin fiil ehliyetinin bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; murisin akıl zayıflığının olmadığı, hukuki işlem ehliyetinin bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ve davalıların muris ...'ın mirasçıları (çocukları) oldukları, 21.06.2004 tarihli vasiyetname ile bütün mirasçılara farklı miktarlarda taşınmaz vasiyet edildiği anlaşılmaktadır.Davacı davasında vasiyetnamenin iptalini talep etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamamıştır. TMK'nun 557.maddesindeki tasarrufun iptali için öngörülen şartlardan hiçbirisi olayda gerçekleşmemiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde mahfuz hissenin ihlal edildiğini iddia etmektedir.HUMK'nun 76.maddesi uyarınca, dayanılan olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime aittir.Davada, mahfuz hisseye müdahale edildiği belirtilerek işlemin iptali talep edildiğine göre, tenkise ilişkin talep de bulunduğu gözönünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.Bu durumda, mahkemece; TMK'nun tenkise ilişkin hükümleri doğrultusunda ayrıca inceleme ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.