Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6854 E. 2012/10766 K. 19.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 22:31


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6854
KARAR NO : 2012/10766
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, ... 2. Aile Mahkemesinde görülen 2008/58 E. sayılı boşanma davası ile müvekkilinin, davalı eski eşine aylık 350 TL yoksulluk nafakası, müşterek 3 çocuk için ise aylık 150’şer TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiğini, ancak iflas eden müvekkili hakkında süregelen birçok ceza davası ile icra takibi bulunduğunu, malvarlığı ve geliri bulunmaması nedeniyle nafaka ve diğer borçlarını ödeyemeyen müvekkilinin ise halen cezaevinde olduğunu ileri sürerek; yardıma muhtaç hale gelen müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu yoksulluk ve iştirak nafakalarının kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise toplamı aylık 800 TL olan nafakaların 200 TL ye indirilmesini talep etmiştir.Davalı, davacının hüküm altına alınmış olan nafakaları ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiş, bu dava ile birleşen davasında ise; yoksulluk nafakasının 600 TL ye, iştirak nafakalarının ise 250’şer TL ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece; davacının halen bir kadınla birlikte yaşadığı, çocukları ile ilgilenmediği, davalının ise çalışarak düzenli gelir elde ettiği gerekçe gösterilerek; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakalarının 200’er TL ye artırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre iştirak nafakasına yönelen temyiz itirazları yerinde değildir.Davada, davacının mali durumunun boşanmadan sonra gelişen olaylar nedeni olumsuz olarak değiştiği ileri sürülerek, tarafların boşanma davasında kararlaştırdıkları yoksulluk nafakasının kaldırılması, bunun mümkün olmaması halinde ise nafakanın makul bir orana indirilmesi talep edilmiştir.Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar; artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında TMK. nun 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.Bu nedenle hâkim, böyle bir davada tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, iddianın ispat edilmesi halinde tarafların gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde sağlanan dengeyi koruyacak ve sözleşmeye müdahale edecek şekilde karar vermelidir.Ancak, davacının ekonomik ve sosyal durumu ile davacı hakkında açıldığı bildirilen dava ve icra takiplerine ilişkin dosyalar incelenmemiş, böylece davacının yoksulluk nafakasını ödeyecek ekonomik gücünün olup olmadığı (denetime imkân verecek şekilde) belirlenmemiştir.Buna göre mahkemece; delil olarak bildirilen davalar ve icra takipleri üzerinde gerekirse bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, davacının ekonomik ve sosyal durumu tam ve sağlıklı olarak araştırılıp saptanılmalı ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.