Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/6993 E. 2012/13481 K. 28.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 20:33


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6993
KARAR NO : 2012/13481
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 14.400 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, tapuda tarla vasfıyla kayıtlı ancak, halen arsa vasfında olan taşınmazda müvekkilinin 10/200 hisse oranında pay sahibi olduğunu, bu taşınmaz üzerine herbir davalı tarafından birer adet mesken yapılarak toplam 16 meskenli bina oluşturularak haksız işgalde bulundukları ileri sürülerek, 2000-2005 yılları arasındaki haksız işgal tazminatı olan 14.400 TL'nin davalılardan tahsili talep ve dava edilmiştir.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki müvekkillerinin hisselerinin ( sonradan yapılan evlerinin) davalılardan ...'den satın aldıkları bu satın almaya dayanılarak evlerin yapıldığını, haksız işgalde bulunmadıkları ileri sürülerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 10.129,47 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde, davacının 10/200, bir kısım davalıların 10/200 oranında hissedar oldukları bir kısım davalılar olan ..., ..., ...'in pay sahibi olmadıkları, davacının edinme tarihinin 16/06/1999, diğer davalıların ise 1999, 2000, 2001, 2003, 2004 yılları olduğu, edinme sebebinin ise satış olduğu, halen tarla vasfıyla kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Dairemizce geri çevirme kararı üzerine celbedilen, ... 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/124 E.- 2003/1708 K.sayılı dosyasında fotokopisi bulunan ... 10.Noterliğinin 51882 yevmiyeli 18/11/1998 tarihli dava dışı kişi ... ile davalılardan ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış, yine aynı dosyada fotokopisi bulunan ... 15.Noterliğinin 3545 yevmiyeli 27/01/1999 tarihli davalılardan ... ile davacı arasında, dava konusu taşınmazla ilgili olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır.Somut olayda; öncelikle dava konusu taşınmazın ilk tesisten itibaren tüm tedavüllü tapu kayıtlarının celbedilerek, arsa sahibi ile davalılardan ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı ...'e isabet eden taşınmazların davacı ve diğer davalılara satılmasına ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise okunaklı tasdikli örneğinin ilgili noterlerden celbedilerek tüm taraflara isabet eden dairelerin tesbit edilmesi, böylece tüm delillerin toplanarak, buna göre ecrimisil şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi davalı yönünden oluştuğu araştırılıp tesbit edilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Diğer yandan, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu arsa üzerinde 15 adet dairenin bulunduğu bildirilmiş ve 15 adet daire üzerinden ecrimisil hesabı yapılmıştır. Oysa ki; davacının sahip olduğu tapudaki hissesi tarla (arsa) üzerindedir. Bu durumda, arsa üzerinden değişmeyecek ya da toplanan deliller sonucunda davalı Selahaddin ile davacı arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre davacıya isabet eden daireyi işgal eden taraf yönünden tek daire üzerinden ecrimisil hesap edilip edilemeyeceği araştırılıp tartışılmadan tüm daireler üzerinden ecrimisile hükmolunmuş olması yerinde değildir.Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, en azı kira geliri en çoğu ise tam kâr mahrumiyetidir.Kira esasına göre ecrimisil belirlenmesinde dava konusu taşınmazın niteliğine uygun emsal kira sözleşmelerinin ibrazı için taraflara süre verilmeli ve emsal sözleşmeler dosyaya celbedilmeli, keşif esnasında bilirkişilerce re'sen emsal araştırması yapılıp, rayiç belirlenmeli ve somut veriler toplanmalı bu dahi mümkün olmadığı taktirde haksız fiillerde olduğu gibi BK.nun 42/2. maddesi gereğince, hakim ecrimisil bedelini piyasa koşullarına göre takdir etmeli, davalı taşınmazı bizzat kullanmasının objektif değerini ödemeyi mahkum etmelidir. Takdir hakkını kullanırken son alınan bilirkişi raporunu da gözetmelidir. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporu soyut olup, hükme esas alınamaz niteliktedir. Bu rapora dayanarak, hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.Hissedar olan davalılar yönünden herbir davalı hakkında hisseleri oranda ecrimisile hükmolunması gerekirken, tüm ecrimisil bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Temyiz eden tarafların temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.