Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7113 E. 2012/10854 K. 24.04.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 20:10


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7113
KARAR NO : 2012/10854
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davacı için 500.00 TL, küçük ... için 400.00 TL, küçük ... için 300.00 TL tedbir nafakası ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davacının kendisi için tedbir nafakası isteminin reddine, küçükler yönünden tedbir nafakası istemlerinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Somut olayda; 11/08/2011 tarihinde tensip tutanağının düzenlendiği, duruşmanın 18/10/2011 tarihine ertelendiği, 23/08/2011 tarihinde re'sen duruşma açılarak ...'da yaşayan davalıya dava dilekçesinin ve duruşma tarihinin tebliği için konsolosluğa yazı yazılmasına karar verilerek duruşma tarihinin 01/12/2011 tarihine ertelendiği, konsolosluğa yazılan yazıda duruşma tarihinin 01/12/2011 olarak belirtildiği, davacı yana duruşma tarihinin 18/10/2011 olarak tebliğ edildiği, 18/10/2011 tarihinde duruşma yapılarak yeni duruşma tarihinin 29/11/2011 olarak belirlendiği, 29/11/2011 tarihli duruşmada karar verilip davanın sonlandırıldığı, bu gelişmeler sırasında taraf teşkilinin sağlandığının düşünüldüğü anlaşılmıştır.
HMK. 27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla “İddia ve Savunma Hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye aykırı davranıldığını farkeden yerel mahkeme de gerekçesinin beşinci paragrafında yapılan yanlışlığı özetlemiştir.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.