Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7143 E. 2012/11034 K. 25.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 08:33
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7143
KARAR NO : 2012/11034
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 138.000 TL ecrimisil bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; ..., ... ilçesi, ... mah, 2724 ada, 2 parsel sayılı 4.032.00 m2 miktarlı taşınmazın maliki olduğunu. ... 6. A.H.M. nin 2010/62 E. sayılı dosyası ile açılan ve derdest olan kamulaştırmasız el atma davasında; dava konusu taşınmaza asfalt, yol, tretuar ve yeşil alan yapılmak suretiyle 390.53 m2 lik kısmına el atıldığını, söz konusu dosyada ödenecek bedelin, taşınmazın el koyma tarihindeki niteliği esas alınarak dava tarihindeki değeri olacağını, kamulaştırma kararı almadan veya kamulaştırma işlemini tamamlamadan taşınmaza el atan davalı idarenin haksız işgalci konumunda olduğunu ve kamulaştırmasız el atma davasının açıldığı tarihe kadar olan süre için ecrimisil ödemesi gerektiğini, el atılan kısımda müvekkilinin tasarruf imkanı bulunmadığını ileri sürerek 10.000 TL ecrimisil bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırmasız el atma davasının bekletici mesele yapılarak, neticesinin beklenmesini, ecrimisilin kötüniyet tazminatı olup, ancak kötüniyetli zilyetten istenebileceğini, ayrıca işgal kötü niyetli olsa da, mal sahibinin kullanımına engel olması veya el atılmamış olsa idi, elde edebileceği gelirinden mahrum olduğunu kanıtlaması gerektiğini, müvekkili idarece dava konusu taşınmaza el atmanın söz konusu olmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, yirmi yıllık hak düşürücü sürenin, iptal kararından önce dolup dolmadığının araştırılmasını istemiş, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; “davalı idarece, dava konusu taşınmazın 245.12 m2 lik kısmına asfalt yol, 59.17 m2 lik kısmına tretuar, 86.24 m2 lik kısmına yeşil alan yapılmak suretiyle toplam 390.53 m2 lik kısmına fiilen el atıldığı, kamulaştırma işlemi yapılmadığı, fiilen el atılan kısımlardan davacı tarafın yararlanma olanağının bulunmadığı, fiili el atmanın beş yıldan öncesine dayandığı, davalı idarenin kamulaştırma işlemi yapmadan taşınmaza fiilen el atması nedeniyle, davacı tarafından açılan kamulaştırmasız el atma dava tarihine kadar olan süre için haksız işgalci konumunda olduğu, bu bakımdan davacının kamulaştırmasız el atma davasının açıldığı 8.2.2010 tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için ecrimisil talep etmekte haklı olduğu anlaşıldığı” gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam kâr mahrumiyetidir.Kira esasına göre ecrimisil belirlenmesinde, dava konusu taşınmazın (arsanın) imar durumu ve belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, belediye vasıtasıyla araştırılıp tespit edilip niteliğine (arsa) uygun emsal kira sözleşmelerinin ibrazı için taraflara süre verilmeli ve emsal sözleşmeler dosyaya celbedilmeli, keşif esnasında bilirkişilerce re'sen emsal araştırması yapılıp, rayiç belirlenmeli ve somut veriler toplanmalı bu dahi mümkün olmadığı taktirde haksız fiillerde olduğu gibi, BK.nun 42/2. maddesi gereğince, hakim ecrimisil bedelini piyasa koşullarına göre takdir etmeli, davalı taşınmazı bizzat kullanmasının objektif değerini ödemeyi mahkum etmelidir. Takdir hakkını kullanırken son alınan bilirkişi raporunu da gözetmelidir. Somut olayda mahkemece yukarıda bahsedildiği şekilde deliller tam olarak toplanmadan keşif yapılmış ve bu rapora dayanarak hüküm verilmiştir.Mahkemece yapılacak iş; tarafların tüm delilleri toplanmalı, gerekirse re’sen emsal araştırması yapmalı ve mahallinde ehil bilirkişi vasıtası ile keşif yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurmaktır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.