Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7238 E. 2012/13455 K. 28.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 23:56
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7238
KARAR NO : 2012/13455
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6.000 TL (ıslah ile 24.055 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili, müvekkillerinin kadastro mahkemesinde açtıkları dava sonucunda davaya konu taşınmazlarda paydaş haline geldiklerini, buna rağmen davalı paydaşların taşınmazları kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek; dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000 TL ecrimisilin tahakkuk tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 01.08.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil istemini 24.055 TL ye artırmıştır. Davalılar vekili, kadastro mahkemesince verilen kararın kesinleşmesi ile taşınmazlarda paydaş konumuna gelen davacıların, ancak bu tarihi takip eden dönem için ecrimisil isteminde bulunabileceğini, ayrıca davalıların intifadan men edilmediklerini savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, 15.01.2008 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalılar ... (...), ...(...) ve ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar haklarındaki davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, ecrimisile hükmedilebilmesi için öncelikle işgalin varlığının ve hangi tarihe kadar devam ettiğinin (davacı tarafça) usulünce ispat edilmesi gerekmektedir.Davada dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıklar, davaya konu taşınmazlardan 5 parsel sayılı taşınmazı ... mirasçıları olan davalıların kullandığını bildirmekle yetinmişlerdir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen 13 kişi de ...’ın mirasçısıdır. Bu nedenle taşınmazdaki haksız kullanımı gerçekleştirilen paydaş (veya paydaşların) kimler olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Şu durumda mahkemece; davacı taraftan 5 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak başka delilinin olup olmadığının sorulması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile bir kısım davalıların ecrimisil ile sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.