Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7400 E. 2012/12094 K. 14.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 06:10
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7400
KARAR NO : 2012/12094
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafakanın indirilmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, taraflar arasında görülen boşanma davasında velayeti davalıya tevdi edilen müşterek çocuk için müvekkilinin 3.000 TL iştirak nafakası ödemesine hükmolunduğunu, müvekkilinin 2008 yılı kasım ayına kadar hükmolunan nafakayı düzenli olarak ödediğini, ancak bu tarihten sonra ekonomideki olumsuzluklar nedeni ile işleri bozulan ve kazancı düşen müvekkilinin iştirak nafakasını aylık 1.250 TL olarak ödemeye başladığını, şu an müvekkilinin tek gelir kaynağının taşınmazlarından elde ettiği kira geliri olduğunu ileri sürerek; iştirak nafakasının 1.000 TL ye indirilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacının ... ve ...’da pek çok gayrimenkule sahip olduğunu ve bu gayrimenkullerinden gelir elde ettiğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ekonomik durumunun bozulması nedeniyle gelirinde azalma meydana geldiği, hükmedilen nafakayı ödeyemediği, kira gelirleri ile geçimini sağladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakasının 1.750 TL ye indirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK nun 182/2. maddesinde, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma zorunluluğu bulunduğu hükmü getirilmiştir.Yine aynı kanunun 331. maddesinde de, durumun değişmesi halinde hâkimin, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyeceği veya nafakayı kaldırılmasına karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.Davada, davacının işlerinin bozulduğu ve gelirinin düştüğü gerekçesiyle anlaşmalı boşanma davasında hüküm altına alınmış olan iştirak nafakasının indirilmesini istenilmektedir.Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle tarafların biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar; artık o akitle bağlı tutulmazlar, değişen bu koşullar karşısında TMK. nun 2. maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.
Bu nedenle hâkim, böyle bir davada tarafların ekonomik durumlarındaki değişikliği araştırıp, iddianın ispat edilmesi halinde tarafların gelirleri arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde sağlanan dengeyi koruyacak bir karar vermelidir.Somut olayda ise; davacının, boşanma davası ile tamamına sahip olduğu şirketinin tasfiye edilerek sicilden kaydının silindiği ispat edilmiş ise de; bir diğer gelir kaynağı olan taşınmazlarının miktarı ve bu taşınmazlarından elde ettiği gelirleri denetime elverişli olacak şekilde belirlenmemiştir.O halde mahkemece, davacının maliki (ve miras yolu ile intikal edecek olan) gayrimenkullerinin sayısı ve bu gayrimenkullerinden elde ettiği gelirlerinin gerekirse bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak belirlenmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.