Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7712 E. 2012/13257 K. 24.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 08:03
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7712
KARAR NO : 2012/13257
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.000 TL maddi (ıslah ile 16.531,93 TL), 15.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü- kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; askeri okul yazılı sınavını kazanıp 21/06/2006 tarihinde yapılacak spor mülakat sınavına hazırlanan davacının, köy yolunda koşu yaparken 14/05/2006 tarihinde davalıya ait köpeklerin saldırısına uğrayıp yaralanması nedeniyle spor mülakatına katılamayıp, sınava girme hakkını kaybettiğini, hastanede tedavi gördüğünü, yeni bir meslek edinme hayalinin elinden alındığını, seyehat firmasında hostes olarak çalıştığı ve günlük 30 TL ücret aldığını, olay nedeniyle acı ve üzüntü duyduğunu belirterek 1000 TL maddi (ıslah ile 16.531,93 TL) 15.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevabında; davacının, yaşamındaki tüm olumsuzlukları bu olaya bağladığını, sadece 7 gün içinde iyileşeceği yönünde doktor raporu bulunduğu, daha sonra işine başlayabileceğini, olayı zenginleşme aracı haline getirdiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının çalışmadığı günler için 720 TL gelir kaybı, 194.95 TL ilaç ve pansuman gideri, 180 TL vasıta gideri 7.718,49 TL gireceği sınavdaki muhtemel kazanç kaybı olmak üzere toplam 8.813,44 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın 14/05/2006 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.Somut olayda; davacı hakkında düzenlenen doktor raporunda olay nedeniyle “Basit tıbbi müdahale ile 7 günde iyileşeceği, aktif spor yapmasının 15 gün sonra olabileceği” belirtilmiştir.Bu durum karşısında, davacının gelir kaybının raporda belirtilen 7 günlük süre esas alınmak suretiyle hesaplanması gerekirken 60 gün esas alınarak hesaplanması doğru değildir.Ayrıca 7.118,49 TL davacının gireceği sınavda muhtemel kazanç kaybı; Jandarma Genel Komutanlığından gelen yazı cevabında, davacının sınava girmesi ve kazanması durumunda bir yıllık maaşının 15.436,98 TL olacağı belirtilmiş, mahkemece; “...kazanç kaybının sınavı kazanması yönünde varsayıma dayalı olduğu, bu nedenle %50 indirim yapılmasının hakkaniyete uygun ve daha adil olacağı açıklanarak belirlenmiştir. Oysa; her dava açıldığı tarihteki olgulara göre sonuçlandırılacağından; mahkemenin de kabulünde olduğu gibi muhtemel durumlar dikkate alınarak tazminata hükmedilemez.Bundan ayrı olarak davada manevi tazminata da hükmedilmiş olup,Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Buna göre, somut olayda taraflar arasındaki olayın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olup, TMK 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.