Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7755 E. 2012/12804 K. 21.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 08:09


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7755
KARAR NO : 2012/12804
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

Davacı ... ile davalılar ... ve diğerleri aralarındaki ecrimsil davasına dair ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.12.2009 günlü ve 2008/1 E.-2009/295 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 28.02.2011 günlü ve 2011/2702 E.-2011/2861 K.sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Yine, 22.09.2011 gün ve 2011/9926-13572 sayılı karar ile kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin hükmün "gerekçesiz ve alışıldık red klişesi tekrar edildiği" ileri sürülerek tavzihi davacı tarafından talep edilmektedir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada, eşine ait ... 'da bulunan yazlığın davalılar tarafından kullandırılmadığı ileri sürülerek geçmiş beş yıl için 22 500,00 TL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.Mahkemenin intifadan men hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin hükmü dairemizin 28.02.2011 tarih ve 2008/2702-2861 sayılı kararı ile onanmış olup davacı vekilinin kararın düzeltilmesi talebi yine 22.09.2011 tarih ve 2011/9926-13572 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin hükmün tavzihi istenilmiştir.HMK m.305'te; Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez (HUMK m.455).
Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir.Hükümlerin tavzihi de bunun bir istisnası olarak kabul edilemez. Hakim burada hükmün başka türlü anlaşılmasını önlemek için gerçeği ortaya koymakla ödevlidir.
Hakim tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez. Bunun gibi hüküm verirken unutmuş olduğu vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dahil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu anlatımlardan çıkan netice, tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.Açıklanan kuralların ışığında somut olaya bakıldığında; davacı davasını ispatlayamamıştır. Mahkemece; yapılan bu saptamalardan dolayı ecrimisil istemli davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine, "usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararının onanmasına" ve bu kararın düzeltilmesi isteminin de yine HUMK'nun 440. maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığı için "reddine" karar verilmiştir. Bu kere davacı tavzih yoluyla verilen red kararının kaldırılmasını istemektedir.Tavzih ile hükmün sınırlandırılmasının, genişletilmesinin ve değiştirilmesinin mümkün olamayacağı davacı vekilince ileri sürülen isteğin hükmün değiştirilmesi niteliğinde ve içeriğinde olması nedeniyle davacı vekilinin talebinin tavzih yoluyla karşılanmasına yasal olanak bulunmadığından tavzih isteğinin REDDİNE ve 203.00-TL.para cezasının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.