Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/7935 E. 2012/11563 K. 26.04.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 20:35
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7935
KARAR NO : 2012/11563
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın HMK.nun 119/9 maddesi gereğince açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 63 nolu bağımsız bölümü cebri icra ile 06.05.2010 tarihinde satın aldığını, davalının taşınmazı işgal ettiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihale tarihi olan 06.05.2010 tarihinden 06.01.2012 tarihine kadar 10.000,00 TL ecrimisilin işgal tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; 6100 sayılı HMK'nun 137. maddesi gereği yapılan ön inceleme neticesinde; dava dilekçesinin aynı kanunun 119/1-(g) maddesinde belirtilen hukuki sebepleri içermemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Mahkeme gerekçesinde; HMK'nun 119/1 maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurların sayıldığını, aynı maddenin 2. fıkrasında dava dilekçesinde eksiklik olması halinde 1 haftalık kesin süre içerisinde tamamlatılabilecek eksikliklerin belirtildiğini, dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin eksikliğinin bu maddenin dışında kaldığını açıklamıştır.6100 sayılı HMK'nun "hakimin davayı aydınlatma ödevini" düzenleyen 31. maddesinde "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir" denilmektedir. Kanunun gerekçesinde bu husus hakimin, olayı ve hukukî uyuşmazlığı olgusal ve hukukî boyutlarının gerekli olduğu ölçüde taraflarla birlikte ele alabilmesi, tarafların zamanında uyuşmazlığın çözümü için önemli vakıaların tamamı hakkında açıklama yapabilmeleri, özellikle ileri sürülen vakıalardaki eksiklikleri tamamlamaları, delillerini ikame etmeleri ve gerekli talepleri ileri sürmeleri şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca bu maddenin uygulanması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesinde ifadesini bulan "adil yargılanma hakkı"nın gerçekleşebilmesi için şarttır.
1086 sayılı Kanunun 179 uncu maddesindeki düzenlemeye karşılık gelen HMK'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlar düzenlenmiştir.Tarafların kanunî temsilcilerinin ve davacı vekilinin kimlik ve adres bilgilerinin bulunması, davanın konusunun ne olduğu, davacının iddiasının dayanağı olan vakıaların neler olduğu, davanın hukukî sebepleri, açık bir şekilde istem sonucunun ve davacının varsa kanunî temsilcisinin veya vekilinin, dava açma iradesini ortaya koyan imzasının dava dilekçesinde bulunması esası 1086 sayılı Kanunun konuya ilişkin düzenlemesi, yerleşik uygulama ve anlayışa uygun olarak muhafaza edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın (b), (c), (ç), (ğ) ve (h) bentlerindeki hususlardan birinin veya birkaçının eksik olması durumunda, mahkemece davacıya eksikliği tamamlaması için kesin süre verileceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde, davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.(6100 sayılı kanunun 119. madde gerekçesi) Hukuki sebepler davacının talep sonucunu haklı göstermek için dava dilekçesinde bildirdiği olayların hukuki niteliği veya hukuki nitelendirilmesidir. HMK'nun 119/1-(g) maddesi gereği; dayanılan hukuki sebeplerin dava dilekçesinde gösterilmesi dava dilekçesinin bir unsurudur. Ancak bu, dilekçenin diğerleri gibi zorunlu bir unsuru değildir. HMUK'nun 76. maddesi, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hakim Türk kanunlarını resen uygulamakla yükümlüdür. Davacının dava dilekçesinde bildirdiği olaylara uygulanacak hukuk normunu kanun hükmünü bulmak ve uygulamak hakimin işidir. Ayrıca hakim tarafların bildirdiği hukuki sebeplerle de bağlı olmayıp, olayların hukuki sebebini kendiliğinden doğru olarak tayin ve tespit ederek uygulamakla yükümlü olduğundan; dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin yazılmaması dava dilekçesinin zorunlu unsurlarında noksanlık sayılmayacağından ve tamamlanması için taraflara kesin süre verilmeyecektir.( Prof. Kuru / Prof. Aslan / Prof. Yılmaz Medeni Usul Hukuku s.296-297, Prof. Pekcanıtez / Prof. Atalay / Prof. Özekes, Medeni Usul Hukuku, s.330) Hal böyleyken; hakimin Türk Kanunlarını resen uygulama, davayı aydınlatma yükümlülükleri karşısında, mahkemece dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebeplerin eksikliği nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.