Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/8093 E. 2012/13507 K. 28.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 20:12
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8093
KARAR NO : 2012/13507
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde 11976,60 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, ... ili ... İlçesi 9 ada 1506 parselde kayıtlı taşınmazın yapımı işini üstlendiği ve bodrum kat depo ile iki dükkânın kendisine ait olmasına rağmen davalı tarafından açılan müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemli davanın kabulüne karar verildiği, bu durumda binadaki haklarının elinden alındığı, davalının bina değeri kadar sebepsiz zenginleştiği, binanın inşaati sırasında ve devamında müvekkilinin ödemiş olduğu malzeme (elektrik tesisatı, katların yapımında kullanılan cakıl-kum, çimento ve demir, aliminyum doğrama, su tesisatı, demir doğrama); işçilik ve emlak vergisi bedelleri olan ıslah ile birlikte 11 976,60 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsili istenilmiştir.Davalı, zamanaşımı itirazı ile birlikte taşınmazın davalı adına kayıtlı iken ... 3. Noterliğinin 10.06.1994 tarih ve 35030 sayılı Satış Vaadi Sözleşmesi ile kendisine satıldığını ve bu taşınmaz için açılan müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemli davanın kabul ile sonuçlandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen 11 976,60 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Satış vaadi sözleşmesini düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre; bir akdin ileride inşa edilmesine dair yapılan sözleşmeler geçerli olup, satış vaadi sözleşmeleri resmi şekil şartına bağlı, iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşmelerdir. Bu husus müdahalenin önlenmesi davası ile de sabittir.Somut olayda, taşınmazın davalı ...'e satış vaadinde bulunulduğu ve bedelinin tamamen alındığı yazılıdır. Bunun dışında yapıldığı ileri sürülen inşaat harcamalarının ayrık tutulduğuna dair bir hüküm bulunmadığı gibi vaad edilen taşınmazın tamamını kapsadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle Gayrimenkul Satış Sözleşmesinden daha önce yapılan inşaat harcama kalemlerinin istenilmesi olanaklı değildir. Davacı, taşınmazı teslim etmesi halinde ancak taşınmazın kullanımında olduğu süre içerisinde taşınmaz için yaptığı ve sökülmesi mümkün olmayan faydalı ve zorunlu giderleri BK.61 vd.madde hükümlerine göre isteyebilir. Gerek dava dilekçesi ve gerekse bilirkişi raporlarında bu yöne ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden taşınmazın icra marifetiyle 21.03.2009 tarihinde teslim edildiği anlaşılmakta olup dava tarihi itibariyle faydalı ve zorunlu giderlerin istenmesi de olanaklı değildir.Açıklanan nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken itibar edilmeyen gerekçelerle şartları oluşmayan davanın kabulü ile alacağın tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.