Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/8458 E. 2012/13145 K. 23.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 06.01.2024 07:03


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8458
KARAR NO : 2012/13145
KARAR TARİHİ : 23.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; mirasbırakan ...’ın sağlığında düzenlediği son arzularını içeren 23.06.2000 tarihli vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, davacının da mirasçı olarak tayin edildiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı dışında kendisine mal vasiyet edilen diğer üç kişiden ikisinin yasal mirasçı olup vasiyetnamenin tenfizini talep etmedikleri, bu nedenle diğer mirasçıların paylarının hesaplanması konusundaki belirsizlik nedeniyle davacının vasiyetle birlikte miras hissesinin belirlenip kalan mirasın elbirliği şeklinde bırakıldığı buna göre, vasiyet edenin vasiyete konu terekesi 96 hisse kabul edilerek vasiyet edilen 1/2 si olan 48 hissenin 1/4 nün davacının vasiyetten gelen hissesi, kalan 48 hisseden 9 hissenin yasal mirasçı hissesi olarak hesaplanması neticesinde davacının terekede toplam 21/96 hissesinin olduğu belirtilerek ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1308 ada 74 nolu parselde bulunan binanın 11 nolu bağımsız bölümünün 96 hisse itibariyle 21 hissesinin davacı adına tapuya tesciline, kalan miktarın murisin diğer yasal mirasçıları adına elbirliği şeklinde tapuya tesciline, murisin tüm bankalardaki kayıtlı vadeli ve vadesiz hesaplardaki para ve yatırım fonlarının 21/96 hissesinin davacıya aidiyetine, vasiyete konu ev eşyaları hakkındaki talepten vazgeçildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava hukuksal nitelikte, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin, TMK'nun 595 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliği işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Bilindiği üzere ölüme bağlı tasarrufla;
a- Mirasçılardan biri veya birkaçı mirasçılıktan çıkarılabilir.(TMK m.510)
b- Koşullar ve yüklemeler konulabilir.( TMK m.515, yedek mirasçı atamaTMK m.520, artmirasçı atama TMK m.521)
c- Mirasçı atanabilir.( TMK M.516)
d- Mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye belirli mal vasiyeti yapılabilir.( TMK m.517)
e- Vakıf kurulması öngörülebilir. Medeni Kanunun 599.maddesi uyarınca, mirasın açılmasıyla terekeye sahip olma hakkı, sadece yasal mirasçılara tanınmıştır. Vasiyetname ile mirasçı seçilenlerin (mirasçı nasb edilenler) hakları, yasal mirasçılar veya öncelikle tasarruf ile yararlarına bağışlama yapılmış olanlar tarafından açıkça itiraza uğramamış ise, bu hususun tebliğinden itibaren bir ay geçtikten sonra bunlar mirasçılık sıfatları hakkında belge verilmesini Sulh Hakiminden isteyebilirler.( MK 598 m.) Vasiyetname ile verilen hakkın geçirilmesini sağlayacak husus sulh hakiminin vereceği mirasçılık belgesidir.
Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin durumu ise daha farklıdır. Türk Medeni Kanunu 600 m. gereği kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve atanmış mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini isteyebilir. Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmış ise ona karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur. Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmamışsa yasal veya atanmış mirasçılara karşı aynı hakka sahip olunur. Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.( 4722 S.K. md. 17) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; muris ... tarafından düzenlenen vasiyetname ile, ... ili, ...ilçesi, ... mahallesi ... yazlık kooperatifinde bulunan yazlık evin ve evin içinde bulunan menkul ev eşyaların tamamı, ayrıca T.C. Hudutları dahilindeki murisin tüm bankalardaki kayıtlı vadeli ve vadesiz hesaplardaki para ve yatırım fonlarının 1/2 hissesi ..., ..., ...(davacı) ve ...'ya, T.C. Hudutları dahilindeki murisin tüm bankalardaki kayıtlı vadeli ve vadesiz hesaplardaki para ve yatırım fonlarının diğer 1/2 hissesinin de vasiyet alacaklısı ...'a vasiyet edilmiş olmasına rağmen mahkemece, vasiyete konu ... ili, ... ilçesinde bulunan yazlık evin 1/2 hissesinin davacının da içinde bulunduğu dört kişiye vasiyet edildiği şeklindeki yanılgılı değerlendirme sonucu söz konusu yazlık ev için de 1/2 hisseli oran üzerinden tereke hesabı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.