Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/8629 E. 2012/13327 K. 24.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 00:50
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8629
KARAR NO : 2012/13327
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; ...1.Aile Mahkemesi'nin 2009/594 esas sayılı dosyası ile davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan boşanma davası ile müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan nafaka davasının birleştirildiğini, boşanma davasının reddine, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 200 TL tedbir nafakasına bu nafakanın, karar tarihinden (20.07.2010) itibaren geçerli olmak üzere 300 TL'ye yükseltildiğini, ancak nafakasının yetersiz kaldığını ileri sürerek 500 TL'ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece, davacı ve davalı adına tapuda kayıtlı çok sayıda taşınmaz bulunduğu, davacının kira geliri elde ettiği,kendisine ait evde oturduğu, davacı ve davalının hissedar olduğu taşınmazın ortaklığın satış yoluyla giderilmesi sonucu davalıya satıldığı ve davacıya 30.000 TL satış bedeli ödendiği, nafakanın artırılması için koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TMK. nun 197/2. maddesine göre; “birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır”.Aynı kanunun 200.maddesine göre de; “koşullar değiştiğinde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemleri kaldırır “ hükümleri mevcuttur. Somut olayda, önceki nafakanın 20.07.2010 tarihinden itibaren geçerli olarak hükmedildiği ve aradan bir yıl geçtikten sonra nafaka artırım davası açıldığı anlaşılmakla, davacı tarafın ihtiyaçlarının artması, ülke ekonomisindeki gelişmeler, paranın satın alma gücünün azalması hususları gözönünde bulundurularak, TMK'nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilip az da olsa nafaka miktarı artırılarak hüküm kurulması gerekirken, nafaka artırım talebinin tümüyle reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.