Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9369 E. 2012/13911 K. 30.05.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 06:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9369
KARAR NO : 2012/13911
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, tarafların ... 1.Aile Mahkemesinin 30.03.2005 tarihinde verilen kararı ile boşandıklarını ve davacı lehine aylık 200 TL yoksulluk, müşterek çocuk için aylık 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; takdir edilen nafakaların, aradan geçen zaman içerisinde davacının ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek aylık nafaka miktarlarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davacı tarafa nafaka bağlandığı tarihten dava tarihine kadar davalının sosyal ve ekonomik durumunda değişim olduğu, boşanma davasından sonra davalının yeniden evlenip bu evliliğinden de çocuğunun bulunduğu, kirada oturduğu ve kredi borçları olduğu gerekçesiyle davacının yoksulluk ve iştirak nafakalarının artırılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.
Somut olayda; davacı ... ev hanımı olup çalışmıyor olması nedeniyle herhangi bir gelire sahip değildir. Müşterek çocuk ile birlikte çiftçilikle geçimini sağlayan ailesinin yanında yaşamaktadır. Iştirak nafakasına hükmedilen müşterek çocuk ise 2000 doğumlu ve ilköğretim öğrencisi olup eğitimi devam etmektedir. Kendisine aylık 200 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuğa aylık 100 TL iştirak nafakası bağlanan davacının geçinmesi günümüz ekonomik koşullarında mümkün değildir.Zira yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir.Mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre; müşterek çocuğun reşit olmayıp eğitiminin devam ediyor olması, davacı kadının zorunlu ihtiyaçları, ülkedeki ekonomik yapı ve enflasyon nedeni ile paranın satın alma gücünün düşmesi ile TMK’ nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de nazara alınarak nafakalarda uygun miktarda artırım yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.