YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9640
KARAR NO : 2012/13623
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesi ile; davalı eski eşine bağlanan aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davalı kadının 26.11.2011 tarihi itibariyle Bağ-Kur’dan maaş aldığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasının kaldırılması yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK 176/3 maddesine göre; “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
HGK’nun 07.10.1988 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.Yapılan sosyal ekonomik durum araştırması neticesinde davalı kadının 48 yaşında olduğu, çalışmadığı, aylık 200 TL kira vererek kızıyla beraber yaşadığı, Bağ-Kur’dan kendisine 610,00 TL maaş bağlandığı ancak prim borçlanması suretiyle emekli olması nedeniyle aylık 225,00 TL maaş aldığı, davacının emekli maaşı ve buna ek olarak işlettiği tekstil atolyesinden kazancı olduğu, yeniden evlendiği ve aylık 360,00 TL kira verdiği anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında mahkemece, davalının aldığı emekli aylığının davalıyı yoksulluktan kurtarmayacağı gözetilerek ve davacının nafakanın kaldırılması talebinin içinde (çoğu isteyen azı da ister) nafakanın indirilmesininde bulunacağı dikkate alınarak TMK 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi uyarınca bir karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.