Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9667 E. 2012/13294 K. 24.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 03:57
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9667
KARAR NO : 2012/13294
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.700,00 TL'lik alacağa vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin davalıya 1.900,00 TL bedel karşılığında arı kovanı sattığını, 200,00 TL'nin ödendiğini, 1.700,00 TL'nin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine davalı borçlunun itirazının iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı, davacı ile arasında 11.05.2010 tarihinde kurulan bir satım sözleşmesi olmadığını, 2006 yılında davalı ile sözleşme yaptıklarını ancak davalının kovanları geri alması nedeniyle borcunun kalmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davalının ödemeyi ispat edememesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilerek, 1.700,00 TL alacak bedelinin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesi ve % 40 icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dava; itirazın iptali davası olup; 1.700,00 TL'lik takibin dayanağı 11.05.2010 tarihli arı kovanı satışından doğan alacaktan kaynaklanmaktadır.
TMK'nun 6. maddesine göre; herkes iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Buna göre ispat yükümlülüğü önce davacıdadır. Davacı hakkın varlığını ve miktarını yasal delillerle ispat etmeden, davalıya savunmasını ispat külfeti yüklenemez. Davalı, davacı ile arasında 11.05.2010 tarihinde yapılmış bir satım sözleşmesi olduğunu gerek borca itirazında gerekse mahkemedeki cevabında kabul etmemektedir. 2006 yılında bir alışverişin söz konusu olduğunu ancak bu alışverişten de herhangi bir borcunun kalmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacıya alacağın varlığına ilişkin delilleri, davalının da karşı delilleri sorularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, ispat yükü ters çevrilerek ve davanın itirazın iptali davası olduğu gözardı edilerek alacağın tahsili yönünde yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.