Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9680 E. 2012/13546 K. 29.05.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 19:19
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9680
KARAR NO : 2012/13546
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, velayeti davacıya verilen müşterek çocuklar için ödenen 250'şer iştirak nafakasının 1.000'er TL'ye, 500 TL yoksulluk nafakasının ise 1.000 TL'ye artırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, davalının yeniden evlendiğini, masraflarının arttığını, miktarın fazla olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 250'şer TL iştirak nafakasının 400'er TL'ye, 500 TL yoksulluk nafakasının 800 TL'ye artırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davacı kadının inşaat şirketinde inşaat mühendisi olarak çalıştığı, 1.650 Tl aldığı, davalının ise şirkette çalıştığı, 3.559 TL maaş aldığı, evlendiği tesbit edildiğine göre boşanma kararından 2 yıl sonra davalı kocanın ödeme gücünü aşacak şekilde ve davacının ihtiyacını karşılamanın ötesinde, gerektiğinden fazla yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.Bu durumda, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre, özellikle önceki nafaka tarihinden sonra ÜFE artış oranları dikkate alındığında, takdir edilen yoksulluk nafakası fazla olup, TMK'nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun bulunmamıştır. Mahkemece, tarafların ekonomik durumuna ve hakkaniyete uygun yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.