YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9777
KARAR NO : 2012/16075
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı kadın lehine 350 TL. yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının boşanma davasından sonra kendi mali müşavirlik bürosunu açtığı ve burada çalıştığını ancak davacının bu nafakayı ödeme gücü bulunmadığını beyan ederek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında, işyerinin sürekli zarar ettiğini,gelir düzeyinin iyi olmadığını, bu nedenle de ailesi ile birlikte oturup, ayrı eve çıkamadığını beyan etmiştir.Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden davalı kadının kendine ait mali müşavirlik bürosunda çalıştığı, gelirinin belli olmadığı, davacının ise Belarus ülkesinde mühendis olarak çalıştığı ve gelirinin belli olmadığı anlaşılmıştır.Ancak, Türk Medeni Kanununun 176/3 maddesine göre yoksulluğun ortadan kalkması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilebileceği gibi aynı kanunun 176/4.maddesine göre; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir”.
Dosya kapsamından davalı kadının boşanmadan sonra kendine ait mali müşavirlik bürosu açtığı ve burada çalışmaya başladığı anlaşılmıştır. Ancak, gelir durumu bilinememektedir. Davalının gelir durumu, elde ettiği gelirin kendisini geçindirebilecek durumda olup olmadığı tespit edilmeden nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.Öyle ise mahkemece, davalı kadının gelir durumunun net bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra, eğer elde ettiği gelir, asgari ücret seviyesinde ya da bunun altında ise, çoğun için de az da vardır kuralı gereğince nafakanın kaldırılması isteminin azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalının yaptığı iş gereği yoksulluğu ortadan kalkmasa bile mali durumunun olumlu yönde değiştiği dikkate alınarak nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması, eğer davalının elde ettiği gelir kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde ise, nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.