Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9840 E. 2012/15325 K. 18.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 06:11
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9840
KARAR NO : 2012/15325
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000,00 TL ecrimisilin (ıslahen 10.458,00 TL ecrimisilin) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.Davacılar vekili; davacılar ile davalının müşterek mülkiyet suretiyle paydaş olduğu taşınmazı, davalı üniversitenin kampüs olarak kullandığını beyan ederek, 06.04.2005 ile 07.03.2010 tarihleri arası için 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 8.000,00 TL'nin ıslahen 10.458,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü cihetine gidilmiş; 10.458,91 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.HUMK. 74 ve devamı maddelerince ve 6100 sayılı HMK.nın 31.maddesi gereğince uyuşmazlığın aydınlatılması hakime ait olup, hakim kanunları re'sen uygulamak zorundadır.
Davacı taraf dava dilekçesinde, paylı mülkiyet hükümlerine tabi olan taşınmazın davalı tarafça işgal edildiğinden bahisle ecrimisil talebinde bulunmuş ise de, bu talebinin içeriğini, diğer bir anlatımla ecrimsil tazminatının ne şekilde hesaplanmasını istediğini açıklamamıştır.
Dosyadaki tapu kayıtlarının tetkikinden dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ise, dava konusu taşınmazın vasfı arsa olarak değerlendirilmek suretiyle kira geliri üzerinden ecrimisil hesabı yapılmıştır.Buna göre, mahkemece; davacı taraftan taşınmazın niteliği de gözetilerek kira geliri üzerinden mi yoksa zirai gelir esasına göre mi ecrimisil talep ettiği sorularak açıklattırılmalı ve bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak ecrimisilin belirlenmesi gerekmektedir.Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında işlem yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.