Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/9965 E. 2012/15154 K. 14.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 05:08
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9965
KARAR NO : 2012/15154
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 29.09.2011 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin eşinden boşandığını, yardıma muhtaç olduğunu, geliri bulunmadığı ve 2002 yılından beri yeşil kart kullandığını, davalı olan babasının ise ekonomik durumunun iyi olduğunu, bu nedenle aylık 250 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; davacının annesinin vefatından sonra yeniden evlendiğini ve uzun yıllardır davacı ile aile bağlarının koptuğunu, aldığı duyumlara göre, davacının boşandığı eşi ile halen birlikte aynı evde yaşadığını, boşanmanın gerçeğe aykırı olduğunu, davacının yeşil kart kullandığının da gerçek dışı olduğunu, kendisinin 2.eşinden de ayrıldığını, boşandığı eşine 250 TL nafaka ödeyip, kredi borcu bulunduğunu, 350 TL kira ödediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının 04.05.2009 tarihinde eşinden boşanarak tek başına yaşamaya başladığı, kendisine yardım edecek kimsenin bulunmadığı, davacının babası olan davalının, MK.364-366.maddeleri uyarınca zor durumda bulunan ve yardım etmemesi halinde ekonomik darlığa düşecek kızına ekonomik olarak yardım etmek zorunda olduğu gerekçe gösterilerek, aylık 150 TL yardım nafakasına hükmedilmiştir.Hükmü davalı temyiz etmektedir.Somut olayda, davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/108-102 sayılı ilamına göre eşi ile anlaşmalı olarak boşanmış olup, boşanma dosyasında eşinden nafaka ve tazminat talep etmemiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının, tek başına yaşadığı ve yardıma muhtaç olduğu yönünde beyanda bulunmuşlardır.Ancak, mahkemece; davalının savunması doğrultusunda boşanmanın davalı babadan nafaka almak için olup olmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, her ne kadar davacı tanıkları tek başına yaşadığını beyan etmişlerse de, yine davalı savunması doğrultusunda davacının halen eşi ile yaşayıp yaşamadığı konusunda ayrıca bir araştırma yapılmamıştır.Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar araştırılmak suretiyle, davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı, iyiniyet kurallarıyla bağdaşıp bağdaşmadığı hususu açıklığa kavuşturularak, iyiniyet kurallarıyla bağdaştığı takdirde şimdi olduğu gibi nafakaya hükmedilmeli, aksi takdirde talebi reddedilmelidir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Sayın çoğunluğun görüş ve kararı ile karşı oy arasındaki uyuşmazlık Yoksulluk-Yardım nafakasındaki önceliktir.Uyuşmazlığın belirlenmesi için her iki nafakanın açıklanması gereklidir.
a) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yoksulluk nafakası TMK 175.madde hükmünün eşlerle ilgili mali sonuçlarından birisidir.
Yoksulluk nafakasının felsefesi şu varsayımlardan doğmaktadır.
1) Eşlerin birbirine yabancı sayılamayacağı,
2) Beklenen çıkarın aniden yok olması,
3) İddet müddeti
4)Ahlaki yardım gerekleri olup; maddi koşulları (TMK.175.madde hükmünde) belirlenmiştir.
Yoksulluk nafakası "Kural olarak alamayacak olanlar içinde" yardım nafakası alanların bulunmadığı yargısal ve ilmi inançlarla belirlenmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 178.madde hükmüne göre, evliliğin boşanma sebebiyle son bulmasından doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (Ömer Uğurgençcan Boşanma-Nafaka Hukuku. Ankara 2010.sh.983-988)b) TMK. 364-366 hükmüyle nafaka yükümlülüğü düzenleme konusu yapılmaktadır. Yoksullara yardım etmek hem dini hem de ahlaki bir görev ve sorumluluktur. TMK.365. madde hükmünde belirtilen yardım nafakası için mirasçılıkta sıra gözönünde tutularak açılır. O halde, yardım nafakası öncelikle altsoydan istenilmelidir. Altsoyu yoksa üstsoyundan yardım nafakası istenilmelidir.
Şimdi olayımıza geri dönelim ve hiçbir malvarlığı ve geliri bulunmayan evli iken boşanan kız çocuğunun baba olan davalıdan yardım nafakası isteyip isteyemeyeceğini inceleyelim:
Davacı işsizdir, hiçbir geliri de yoktur. Ülkenin ekonomik ve sosyal yapısına göre de davacının iş bulma imkanı oldukça azdır. Boşanmış ve eşinden yoksulluk nafakası da talep etmemiştir. Salt iddiaya dayalı olarak “eşinden almadı isen babadan da alamazsın demek” İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde belirtilen ve gösterilen “eşitlik ilkesine” de aykırı düşecektir. (Ömer U.Gençcan T.M.K. Ank.2007 sh, 2630-2634) Olayımızda; dava dışı davacının eşinin yoksulluk nafakası ile yükümlü olduğu ve bu nedenle davalı babanın nafaka yükümlüsü olup olamayacağının belirtilmesi, boşanma ilamında kuralların yeniden tartışılması sonucunu doğurucaktır. Eski eşin gelir durumunun belirtilmesi ve incelenmesi ile onu yükümlü kabul etmek TMK.178.madde hükmüne de aykırıdır.Bu bağlamda, TMK.364-365.madde hükümlerinde belirtilen ve özellikle 365/III.madde hükmünde belirtilen hakkaniyet kuralının aynı yasanın 178.madde hükmünün açıklığı karşısında uygulanamayacağından sayın çoğunluğun bozma kararına KARŞI OYUMDUR.05.07.2012