Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2013/16329 E. 2014/771 K. 22.01.2014 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 20:23


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16329
KARAR NO : 2014/771
KARAR TARİHİ : 22.01.2014

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2013/143-2013/514

Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen eğitim hayatı devam ettiğinden babası olan davalıdan aylık 1.250 TL yardım nafakası talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; talep edilen nafaka miktarının çok yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 500 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. 328/2 ve 364/1. maddelerine göre, şayet çocuk reşit olduğu halde eğitimine devam ediyorsa eğitimi sona erinceye kadar ana ve babanın bakım borcu devam eder. Bu durumda çocuk ana ve babaya karşı yardım nafakası davası açabilir.
Somut olayda; davacının 23 yaşında olup, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi 4.sınıfta öğrenci olduğu, çalışmadığı ve gelirinin bulunmadığı, davalının bir bakanlıkta başmüfettiş olup, yaklaşık 4.000 TL maaş aldığı, evli olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davalının gelir-gideri ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının ihtiyaçları ile orantısız şekilde düşük nafakaya hükmedilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, davacının ihtiyaçları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.