Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2013/19709 E. 2014/5179 K. 01.04.2014 T.

Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 20:05


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19709
KARAR NO : 2014/5179
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

MAHKEMESİ : ADANA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2012/666-2013/249

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YA R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekillerinin dava konusu taşınmazda hissedar olup, (500/61669 hisse), üzerindeki C harfli binanın da maliki olduklarını; Adana izale-i şuyu satış memurluğu tarafından C harfli binanın davacılara ait olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığını, kıymet takdiri ve açık artırma ilanında da bu şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, satıştan sonra muhdesatın tüm hissedarlarınmış gibi dağıtımın gerçekleştiğini, binadan dolayı, davalının 6.622 TL zenginleştiğini ileri sürerek; alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, parasal değerlerin varislere hisseleri oranında, satış memurluğu tarafından dağıtımının yapılıp, herkese hissesine düşenin verildiğini; müvekkilinin bunda hukuka aykırı bir davranışının olmadığını, bir kusurunun bulunmadığını savunup; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacıların muhdesatın önce kime ait olduğunu tespit ettirmesi gerektiğini; tüm maliklere dava açılıp C harfli yerin malikinin kim olduğu tereddütsüz tespit edilmeden, alacak talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, taşınmazın üstündeki muhdesatla birlikte satıldığı anlaşılmaktadır. Satış dosyasında kıymet takdiri yapılırken, dava konusu C harfli binanın davacılara ait olduğu belirtilip, değeri hesaplanmıştır. Açık artırma ilanında da, bu şekilde ilana çıkmış, davalı tarafından taşınmaz üzerindeki muhdesat gözetilerek satın alınmıştır. Bu durumda, davalının, satın aldığı taşınmaz üzerindeki muhdesat bedeli kadar sebepsiz zenginleştiği kabul edilmelidir. Mahkemece; taraflar arasında muhdesat bedeli hususunda bir uyuşmazlık olmadığı gözetilmeden; yanılgılı değerlendirme sonucu; muhdesatın kime ait olduğu tespit ettirilmeden alacak talep edilemeyeceğinden bahisle, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.