Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/12819 E. 2014/11823 K. 15.09.2014 T.
Yayınlanma Tarihi: 09.12.2023 21:05
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12819
KARAR NO : 2014/11823
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ : KONYA 5. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2013/284-2013/837
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 29.06.2011 tarihinde evlendiklerini, evlenirken örf ve adet gereği müvekkiline 150 gr altının mehir olarak verileceğine dair mehir senedinin imzalandığını ancak altınların alınmadığını, taraflar arasında boşanma davası açıldığı ancak henüz sonuçlanmadığını belirterek, müvekkiline mehir olarak verilen altınların aynını veya değerinin yasal faizi ile tahsilini ayrıca davacı taşınmazları üzerine ihtiyadi tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, mehir senedinin düğün günü davacının ailesinin baskıları sebebiyle imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin baskı ve tehdit sonucu bu senedi imzaladığını, 6 ay beraber yaşadıklarını, sonra davacının evden ayrıldığını bu şekilde davranmayı hayat tarzı haline getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya muhteviyatı birlikte değerlendirilerek; davalının iradesinin fesada uğratıldığı ispat edilemediği gibi davacıdan kaynaklanan bağıştan rücu şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu 150 gr 22 ayar altının aynen olmazsa dava tarihindeki değeri olan 12.367,50 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin faiziyle birlikte tahsili talebine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinin 1. fıkrasında (HUMK.74 m.) “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü yer almaktadır.
Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hâkim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez.
Somut olaya bakıldığında; davacı tarafından dava dilekçesi ile mehir senedi ile hüküm altına alınan 150 gr altının aynen veya değerinin yasal faizi ile tahsilinin talep edilmiş olduğu ve harca esas değerin ise (dava değeri) 12.000 TL gösterildiği anlaşılmakta ancak mahkemece, bilirkişi tarafından ziynetin tespit edilen değeri olan 12.367,50 TL bakımından hüküm tesisi cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dava dilekçesindeki talep ve harca esas dava değeri dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.