Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/13007 E. 2015/230 K. 12.01.2015 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.12.2023 17:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13007
KARAR NO : 2015/230
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ : HATAY 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/883-2014/238

Taraflar arasında görülen iştirak nafakası davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; boşanma davasında velayetleri müvekkiline verilmiş olan küçükler Merve ve Melisa için hüküm altına alınmış olan iştirak nafakalarının yetersiz kaldığını ileri sürerek; iştirak nafakalarının Merve için 100 TL'den 400 TL'ye, Melisa için 75 TL'den 300 TL'ye artırılmasını talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; bir işte çalışmadığı için gelir elde etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile iştirak nafakalarının ÜFE oranında artırılarak Merve için 112 TL'ye, Melisa için 85 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK. nun 327. maddesinin 1. fıkrası; "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” hükmünü,
330. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi; “ Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.” hükmünü,
331. maddesi ise; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmünü düzenlemektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana ile babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Buna göre, nafaka takdirinde; çocuğun yaşça büyümesi nedeniyle artan ihtiyaçları ile ana ve babanın mali durumlarındaki değişiklik araştırılıp, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyacak bir karar verilmelidir.
Somut olayda; artırılması istenilen nafaka, 14.11.2011 tarihinde kesinleşen boşanma davası ile kararlaştırılmıştır. Buna göre; ÜFE oranında yükseltilmesine karar verilen nafakaların, aradan geçen 2 yılı aşkın sürede büyüyen ve eğitim hayatları devam eden çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu açıktır.
O halde, mahkemece; velayeti anneye bırakılmış olan çocukların ihtiyaçlarını azami ölçüde karşılayacak, davalının gelir durumu ile de orantılı olacak şekilde daha uygun nafakalara hükmedilmesi ve bu suretle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ÜFE oranında artış ile yetinilerek düşük nafaka takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.