YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13608
KARAR NO : 2015/8514
KARAR TARİHİ : 13.05.2015
MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2013/505-2014/199
Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; yaklaşık 2000 yılından bu yana müvekkilinin … Toplu Konut Alanında bulunan ve merkezi ısıtma sistemine dahil olan konutlardaki 8 adet doğalgaz sayacı ile çalışan ortak ısınma kazanlarına ait doğalgaz aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından önceki dönem tüketim miktarları dikkate alındığında Serbest Tüketici hakkını elde ettiklerine dair yazılar gönderdiğini, Serbest Tüketici Sözleşmesi imzalanmadığı takdirde indirimli birim ücret üzerinden doğalgaz kullanma haklarının olmayacağının belirtilerek 13/03/2012 tarihli Serbest Tüketici Doğalgaz Satış Sözleşmesi imzalandığını, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda yıllık tüketimi belli miktarı aşan tüketicilerin Serbest Tüketici zorunluluğu kılındığı için müvekkili davacının da bu zorunluluğa uygun olarak ve doğalgaz m3 bedellerinin düşük birim fiyat ile verileceği belirtildiğinden sözleşme yapıldığını ve bu sözleşme gereği normal tüketici iken güvence bedeli olan 14.800,00-TL yerine serbest tüketici olmanın bir gereği olarak 70.259,90-TL’lik teminat istendiğini ve bu miktardaki teminat mektubunun davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkili davacının Serbest Tüketici konumuna geçtiğini, davalı şirketin 01/01/2013 tarihi itibarıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 4169 nolu kurul kararı ile Serbest Tüketici sınırının 2013 yılı için yeniden düzenlendiğini, bu yeni düzenleme ile tek bir sayaçtan gaz kullanan tüketicilerin yıllık tüketimlerinin 300.000 m3’ün üzerinde olması halinde serbest tüketici olabileceklerini, birden çok sayaçtan yapılan tüketimlerin toplamının dikkate alınarak Serbest Tüketicilik hakkının tanınamayacağını gerekçe göstererek müvekkili site yönetiminin
./..
Serbest Tüketicilik hakkını ortadan kaldırdığını, bu nedenle 2013 yılı itibarıyla normal tüketici konumuyla m3 birim fiyatını serbest tüketicilerin kullandığı birim fiyatın daha üzerinde bir fiyatla kullanmaya başladığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin davalı … A. Ş.ye 14/01/2013 tarihli dilekçesiyle Serbest Tüketici olma hakkının sağladığı avantajları kaybettiği için Serbest Tüketici olmak için teslim ettiği 70.259,00-TL’lik teminat mektubunun iadesine, normal tüketici olduğu zamanki gibi 14.800,00-TL depozito ödemek suretiyle doğalgaz tüketiciliğinin devam ettirilmesini istediklerini, ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, davacının Serbest Tüketici olmadan önceki hali ile normal tüketici konumunda iken var olan 14.800,00-TL depozitonun yatırılması koşulu ile davalı tarafa Serbest Tüketici olmak için teslim etmiş olduğu 70.259,90-TL’lik teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davacının taleplerinin doğalgaz piyasası yasal mevzuatlarına ve EPDK kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, davacının mağduriyeti var ise muhatabın müvekkili olmadığını, müvekkili şirketin EPDK kararları ve mevzuatlara uygun hareket ettiğini, davacının serbest tüketici olarak 01/01/2012 – 31/12/2012 arası bir yıllık süreyi kapsayan serbest tüketici statüsünün son bulduğunu ve sözleşmesinin sona erdiğini, davacının serbest olmayan abone kategorisinde müvekkili şirket ile yeni statüsü gereği sözleşme yaparak güvence bedeli ödeyeceğini, 2013 yılı için EPDK tarafından belirlenen güvence bedeli 305,00-TL olarak belirtildiğini, davacının da müvekkili şirkete 228 daire x 305 TL = 87.840,00-TL güvence bedeli ödemesi gerektiğini, ancak davacının bu bedeli ödemekten kaçındığını, bu dava ile abone olduğu tarihteki güvence bedelini müvekkili şirkete ödemeyi talep ettiğini, mevzuata uygun teminatı müvekkiline ödemediğinden talep edilen teminatın da iadesinin söz konusu olamayacağını, davacı hakkındaki uygulamaların yasal mevzuatlara dayanılarak yapılan uygulamalar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, davacı tarafça davalı şirkete verilen … Bank … (yeni adı …bank) … Şubesine ait 28/06/2012 tarih ve 131 sayılı mektup referans no … olan 70.259,90 TL’lik teminat mektubunun iadesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 294.maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK.nun 298/2 maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nun yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
./..
Davacı talebinde, davacının Serbest Tüketici olmadan önceki hali ile normal tüketici konumunda iken var olan 14.800 TL depozitonun yatırılması koşulu ile davalı tarafa Serbest Tüketici olmak için için teslim ettiği 70.259,90 TL’lik teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kısa kararda, “Davanın kabulüne” karar verilmiş iken, gerekçeli kararda “Davanın kabulüne, davacı tarafça davalı şirkete verilen … Bank … (yeni adı …bank) … Şubesine ait 28/06/2012 tarih ve 131 sayılı mektup referans no … olan 70.259,90 TL’lik teminat mektubunun iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece gerekçeli kararda, davacının serbest tüketici olmadan önceki hali ile normal tüketici konumunda iken var olan 14.800 TL depozitonunun yatırılması koşulu hakkındaki talebi hakkında bir hüküm kurulmamıştır.
Bu haliyle; kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları birbiriyle çelişmektedir
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 13.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.