Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/13684 E. 2015/8574 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13684
KARAR NO : 2015/8574
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : AKŞEHİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/274-2014/200

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde bir kısım davalılardan S.. D.., M.. U.. ve F.. Y.. vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; davacılara ait taşınmaz ile davalıların murisine ait taşınmazın birbirine bitişik komşu parsel olduğunu, davacı ile davalıların murisi olan D.. B.. arasında 19.10.1987 tarihli “anlaşma ve takas senedi” adı altında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre davacıların kendi taşınmazlarının 711 m² lik kısmını davalıların murisine verdiğini, buna karşılık davalıların murisinin de 1425 m² lik zeminde her iki tarafın da tarlasının düzgün bir geometrik şekil oluşturması için davacılara verdiğini, ayrıca davacıların davalıların murisine sözleşmede belirtilen bedeli peşin olarak ödediklerini, müvekkillerinin kendilerine devredilen yerde üç adet kuyu açtırıp, meyve ağacı yetiştirdiklerini ancak ancak murisin ölümünden sonra davalıların taşınmazın tümünü dava dışı 3. bir kişiye sattıklarını iddia ederek, imar ihya iyileştirmesi için yapılan masraflar, ağaçlandırma ve ağaçlar için bugüne kadar yapılan masraflar, açılan kuyular için yapılan masraflar, takas dışı kalan kısım için yapılan ödeme, ileride elde edilecek gelirden mahrum kalınan değer olmak üzere davalıların sebepsiz elde etmiş oldukları gelirin toplamı olarak 35.000TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan S.. D.., M.. U.., F.. Y.. vekili cevap dilekçesi ile; davacıların davaya dayanak yaptıkları 1987 tarihli anlaşma ve takas senedi başlıklı belgeyi kabul etmediklerini, hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını, ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığını, davacıların kötü niyetli olduğunu, kendilerine ait olmayan taşınmazı yıllarca işgal ettiklerini, haksız kullanım karşılığında kendilerine yarar sağladıklarını, buna rağmen hiç bir bedel ödemediklerini, taşınmazı yıllarca kullanmalarının kendilerine herhangi bir mülkiyet hakkı tanımayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
./..
Diğer davalılar H.. D.., N.. G.., N.. A.., A.. B.., S.. Y.. ve A.. S.. yargılama sırasında davayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece; taşınmazın 3. Kişiye satışından ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre zarfında davacıların fiilen kendileri kullanıp semerelerinden de kendileri yararlandığından ve bunun öteden beri devam ettiği görüldüğünden dikililerin değerleri dışında toprağın ihyası, ilerde mahrum kalınacak gelir gibi taleplerin yerinde olmadığı gerekçesi ile keşfen tespit edilen muhdesatın değerinin tahsiline, ayrıca her iki taraf da bir kısım taşınmazını diğerine fiilen devrettiğinden bu aşamaya kadar kullanılageldiğinden davacı tarafın başta ödenen fazla miktarın tahsiline yönelik talebi olmak üzere diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile reddine, kuyuların bedeli ile ağaçların değerinin toplamı olan 14.631,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan S.. D.., M.. U.., F.. Y.. vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Somut olayda; davacılar ve davalıların murisi olan M.D.. B.. arasında taşınmazların takas yoluyla satışına ilişkin harici yazılı sözleşme imzalandığı, sözleşmede davacıların takas sonrası fazlalık olan 725m2 lik kısım için M.D.. B..’ye 50.000TL ödedikleri anlaşılmaktadır.
Tapulu taşınmazların haricen satışı geçersizdir. Davada dayanılan 19.10.1987 tarihli sözleşme resmi biçimde yapılmadığından geçersizdir (MK md. 634, Tapu Kanunu md. 26). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda davacı, bu geçersiz sözleşme nedeniyle davalıya verdiğini, sebepsiz zenginleşme kuralları nedeniyle geri isteyebilir. TMK. 994 maddesi ve 10.7.1940 tarihli 77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davalı satış nedeniyle ödediği bedeli geri alana kadar, şeyi vermekten kaçınarak taşınmaz mal üzerinde hapis hakkını kullanabilecektir.
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının davaya konu geçersiz sözleşme nedeniyle davalıların murisine ödediği bedelin iadesini de talep edebileceği göz önünde bulundurulmadan, davacının bu talebi yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.