Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/14683 E. 2015/8519 K. 13.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14683
KARAR NO : 2015/8519
KARAR TARİHİ : 13.05.2015

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 6. ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2012/430-2014/312

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin … nolu elektrik abonesi olduğunu, aboneliğin bulunduğu adreste tarımsal faaliyette bulunduğunu, bahsi geçen elektrik aboneliğini sulama işinde kullandığını, bu yıl adına kayıtlı yaklaşık 100 hektar arazinin sulanması için elektrik trafosunu çalıştırır çalıştırmaz trafonun alev alması sonucu elektrik sayacı ve trafonun yanarak kullanılamaz hale geldiğini, arızanın 3-4 gün içerisinde giderildiğini, yeni trafo ve sayaç takıldığını, ancak davalı kurumun müvekkilinin trafosunun yanmış olmasını fırsat bilerek geçen yılki verileri göz önüne alarak sayacın devre dışı kaldığı 3-4 gün için ödenmesi güç bir fatura kestiğini, bu faturadaki tüketimi müvekkilinin yapmadığı gibi ödeme gücünün de olmadığını, davaya konu faturanın haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı kurumca kesilen 2012/7 dönem kıyas faturasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı kuruma 2012/7. dönem için 4.636,64 TL borcu bulunduğunun tespitiyle bu miktar üzerinde tahakkuk ettirilen 12.334,86 TL’lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
./..
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacı ile davalı arasında mesleki amaçlı tarımsal sulama aboneliği sözleşmesi bulunduğundan davacı tüketici tanımına uymadığı gibi, olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görevi içerisindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.