YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15215
KARAR NO : 2015/9646
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ : KARS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2011/95-2014/68
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı … Edaş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar Bedir ve Yüksel’in oğlu, diğer davacıların kardeşi O.. A..’ın 01.03.2010 tarihinde davalı elektrik şirketine ait elektrik direğinin gergi teline eliyle temas etmesi neticesinde elektriğe çarpılarak vefat ettiğini, savcılık soruşturmasında alınan bilirkişi raporuna göre davalıların kusurlu olduğunu, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların keder ve ızdırap halinde bulunduklarını ve maddi desteğin yitirildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tüm davacılar yönünden ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı baba Bedir ve davacı anne Yüksel yönünden ayrı ayrı 2.500,00 TL, diğer davacı kardeşleri için ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminata olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Edaş vekili cevap dilekçesinde; davacı anne ve babanın sorumluluğunu yerine getirmediğini, küçük yaşta ölen çocuğun anne babalarının varsayımsal desteği sayıldığı iddiasının yanıltıcı olduğunu, dava konusu elektrik tesisatının incelenmesi gerektiğini, davalı şirketin gerekli kontrolleri yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
./..
Davalı R.. A.. vekili cevap dilekçesinde; küçük yaşta ölen çocukların anne babası için varsayımsal desteği olduğunu, kardeşler yönünden varsayımsal desteğin olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı için bakım gücü ve bakım ihtiyacının davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, ailenin kusurunun yeterince incelenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; anne babanın desteklerini kaybetmeleri, kardeşler yönünden destek zararının oluşmaması, davacıların olay nedeniyle elem ve üzüntü duymaları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Bedir yönünden 13.210,49 TL ve davacı Yüksel 21.046,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı Bedir ve Yüksel için ayrı ayrı 2.000,00 TL ve diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı … Edaş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Mahkemece destekten yoksun kalma tazminatı miktarının belirlenmesi amacıyla üç bilirkişi raporu alındığı, ilk iki raporun çelişkili olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için ikinci bilirkişi raporunu düzenleyen aktüerya bilirkişisi tarafından rapor düzenlendiği, üçüncü bilirkişi raporunun da ilk iki bilirkişi raporu ile çelişki oluşturduğu görülmektedir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz, hakim raporu serbestçe takdir eder. Hakim raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçilecek bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim, çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Hal böyle olunca mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman bilirkişiden davacıların talep edebileceği desktekten yoksun kalma tazminatı miktarının hesaplanması amacıyla ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca dosyanın incelenmesinde; nüfus kayıt örneğine göre, davacılardan Y.. A..’ın 27.06.1992 doğumlu olup, dava tarihi olan 01/03/2011 tarihinde reşit olduğuna göre davacı anne ve baba velayeten dava açma yetkisi bulunmamaktadır. Dava tarihinde reşit olan Y.. A.. adına anne ve babası tarafından velayeten verilen vekaletnameye istinaden vekil tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu çocuk için de tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
./..
SONUÇ; Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince temyiz etmeyen davalı yönünden davacıların usuli kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.