Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/15388 E. 2015/10816 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15388
KARAR NO : 2015/10816
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ : HACIBEKTAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2012/541-2013/276

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçisinde; davalının su abonesi olduğunu, ancak kullanmış olduğu suyun bedelini ödemediğini, başlatılan takibe haksız olarak itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında bilgisine başvurulan ve su tüketim bedeli hesabı konusunda uzman olup olmadığı anlaşılamayan bilirkişinin raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Öte yandan, bilirkişi raporunda; herhangi bir su bedeli hesabı yapılmamış, davacı kurum tahakkuku esas alınarak sadece yasal faiz hesabı yapılmakla yetinilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporu yetersizdir. Uzman olan mühendis bilirkişilerin de aralarında bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından, davalının ödenmesi gereken su bedelinin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece dava dosyasının su tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişilerin de aralarında bulunduğu üç kişilik heyete verilerek, davalının ödenmesi gereken su bedelinin sözleşme, yönetmelik veya belediye meclis kararı hükümlerine göre ayrıca hesaplanması hususunda rapor düzenlettirilmesi gerekirken, konusunda uzman olup olmadığı anlaşılamayan bilirkişiden alınan yetersiz rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması davalı lehine bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.