YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15808
KARAR NO : 2015/9096
KARAR TARİHİ : 20.05.2015
MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/489-2014/343
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili hakkında Konya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1906 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun, elden verilen paraya ilişkin olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir .
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde; “…Olayda ispat yükü, alacağın varlığını iddia eden davalıya ait olacaktır. Konya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1906 sayılı takip dosyası içerisinde bulunan Aksaray 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/265 talimat sayılı fiili haciz tutanağında borçlu davacı tarafından “”borcumu imkanım olduğunda ödeyeceğim” şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bunun dışında borca veya borcun doğumuna ilişkin herhangi bir itiraz bildirilmemiştir. Davalı tarafından, davacıya elden borç para verildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulamamış, alacağın ispatı yönünde yemin deliline başvurulmuştur. Davacı adına ihtaratlı yemin davetiyesinin 31.03.2014 tarihinde davacıya bizzat tebliğ edilmesine rağmen davacı veya vekili tarafından davetiyeye itiraz edilmediği gibi davetiye ile belirtilen duruşma gün ve saatinde özürsüz olarak duruşmaya katılmamıştır. Bu durumda davacının HMK.nun 229. Maddesi gereğince yemin metninde belirtilen vakıaları kabul etmiş sayılacağından icra takip dosyasındaki beyanı da dikkate alındığında borçlu olmadığı yönündeki davanın ispat edilemediği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./..
Uyuşmazlık; menfi tespit istemine ilişkindir. İspat yükü kendisine ait olan davalı taraf davacıya elden borç para verdiğine ilişkin herhangi bir delil sunamamış, alacağın ispatı yönünde yemin deliline başvurmuştur.
Yerel mahkemenin yargı çevresi dışında oturan davacı adına çıkarılan yemin metninin davetiye ile tebliğ olunduğu, davacı veya vekilinin davetiye ile belirtilen duruşma gün ve saatinde özürsüz olarak duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
Yemine ilişkin 6100 Sayılı HMK 236 madde hükmü: “
Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir.” yasal ifadesini içermektedir.
Bu itibarla yargılamanın yürütüldüğü Konya adliyesi yargı çevresi dışında oturan (Aksaray da ikamet eden) davacıya HMK 236 Madde Hükümleri gözönünde bulundurularak yemin metninin tebliği gerekirken, sözkonusu yasal düzenleme doğrultusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılamanın yürütüldüğü mahkemenin yargı çevresi dışında oturan davacıya yemin metninin davetiye ile tebliği akabinde davacı veya vekilinin davetiye ile belirtilen duruşma gün ve saatinde özürsüz olarak duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.