YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16095
KARAR NO : 2015/12345
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2014
NUMARASI : 2013/1802-2014/396
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı … İletişim Hizmetleri A.Ş’nın abonesi olduğunu, 2000 yılında ….. nolu GSM hattından kaynaklanan borç için icra takibine maruz kaldığını, müvekkilinin borcu taksitler halinde davalının avukatı olan icra takibini yapan dava dışı Yetimoğlu Hukuk bürosuna ödendiğini, ancak halen hukuk bürosunca aranarak borcu olduğunu, ödenmemesi halinde icra takibi yapılacağının söylendiğini beyanla; 5000TL manevi tazminata sözkonusu manevi tazminata mesajların gönderilmeye başladığı tarihten itibaren temerrüt faizi tahakkuk ettirilmesine; tazminata ek olarak mahkeme kararının masrafları davalıdan alınmak üzere trajı en yüksek 3 gazeteden birinde yayınlanmasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 4.İcra Müdürlüğü 2000/27469 E sayılı takip dosyası ile borcu bulunmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde; 5000TL manevi tazminata sözkonusu manevi tazminata mesajların gönderilmeye başladığı tarihten itibaren temerrüt faizi tahakkuk ettirilmesine ; tazminata ek olarak mahkeme kararının masrafları davalıdan alınmak üzere trajı en yüksek 3 büyük gazeteden birinde yayınlanmasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. (HMK. md.176, HUMK.md.83)
Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse, veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa bu yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. (HMK. md. 177, HUMK. md.84)
Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile, karşı tarafın uğradığı veya uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hakimin taktir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (HMK. md.178, HUMK. md. 86)
Somut olayda, davacının yargılama sürecinde HMK md. 176 v.d hükümleri uyarınca yapmış olduğu bir ıslah bulunmamamaktadır .
Taraflarca getirilme ilkesine ilişkin HMK 25 . madde hükmü : “(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” yasal ifadesini içermektedir .
HMK.’nun 26.maddesi (HUMK m. 74) gereğince; “Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.”
Öyle ise mahkemece, davacının dava dilekçesinde 5000 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, hükümle birlikte talep konusu olmamasına ve davacı tarafından bu yönde açık bir beyan olmamasına rağmen, HMK md. 25 ve 26’ya aykırı olarak davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2000/27649 Esas Sayılı takip dosyası ile borçlu bulunmadığının tespitine denmiş ; davacının bu yönde bir talebinin olmadığı, usulüne uygun olarak ıslah dilekçesi ile talebini de değiştirmediği kabul edilerek, salt talep doğrultusunda ve ileri sürülen vakıalarla sınırlı olarak karar verilmesi gerekirken, HMK’nın 25 ve 26.maddesine aykırı olacak şekilde talep aşılarak ve davacının beyan etmediği vakıa resen dikkate alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.