YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16889
KARAR NO : 2015/14392
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2013/394-2014/363
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın aboneliği olmadığı halde, taşıma su kullanıldığının tespit edildiğini, tahakkuk ettirilen atık su bedelinin ödenmemesi nedeniyle hakkında Ankara 27.İcra Müdürlüğünün 2012/12523 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, davalı borçlunun itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dosya kapsamına göre, tutanağın tanzim edildiği yerde “…..Tem. San. Tic. Ltd. Şti’nin ” faaliyet gösterdiği, bu duruma göre davalı takip borçlusuna ait olmayan bir borç nedeniyle hakkında takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu’nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 61. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, davalının kaçak su kullanma tutanağının tanzim edildiği yerde faaliyette bulunan “…. Tem. San. Tic. Ltd. Şti’nin” yönetici ortağı olup olmadığı araştırılmadan karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece, davalının kaçak su kullanma tutanağının tanzim edildiği yerde faaliyette bulunan “….. Tem. San. Tic. Ltd. Şti’nin ” yönetici ortağı olup olmadığı araştırılarak davalının dava dışı şirketin yönetici ortağı olup olmadığının tespit edilmesi, davalının, dava dışı şirketin yönetici ortağı olması halinde, davalının da şirketle birlikte ve şirket gibi müteselsil sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek, davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.