Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/17397 E. 2015/10039 K. 02.06.2015 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.12.2023 19:58
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17397
KARAR NO : 2015/10039
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/06/2014
NUMARASI : 2012/125-2014/173
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, ani voltaj yükselmesi nedeni ile eğitim merkezlerinde bulunan araçların hasara uğradığını, bu zararın giderilmesi amacı ile Tüketici Hakem Heyetine başvurduklarını, ancak bir sonuca varılamadığını, 4.343 TL hasar bedeli ve faizi ile birlikte tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, % 40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Alacaklı lehine, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir.
Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda; uyuşmazlık, davacının uğradığı zarar bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, hüküm altına alınan tazminat miktarı; yargılama sonucu toplanan deliller ile bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanmış olmakla, alacak likit kabul edilemeyeceğinden; İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının üçüncü bendinde yazılı bulunan "Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İcra İflas Kanunu'na göre, alacak miktarının %40'ını oluşturan 1.737,39.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,'' ifadesinin çıkarılarak, yerine “Dava, yargılamayı gerektirdiğinden; davacının, icra inkar tazminatı talebinin reddine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.