Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/17772 E. 2015/11153 K. 16.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17772
KARAR NO : 2015/11153
KARAR TARİHİ : 16.06.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2014
NUMARASI : 2012/202-2014/241

Taraflar arasında görülen eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili davacının, davalı ile yaşadığı sorunlar sebebiyle evden ayrılmak zorunda kaldığını, evden ayrılırken yalnızca kişisel eşyalarını alabildiğini, ev eşyalarının tamamının davalıda kaldığını; dilekçesinde ayrıntılı olarak belirttiği ev eşyalarının müvekkili davacının müşterek çocuğu ile birlikte yeni bir hayat kurabilmesi için gerekli olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, talep ettiği ev eşyalarının bedeli olarak, şimdilik 5.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 03.02.2012 havale tarihli dilekçesinde ise; davalı ile davacının ortak aldığı ve dava konusu olan ev eşyaları bakımından taleplerinin 15.050 TL, düğünde müvekkili davacıya takılan ziynet eşyaları bedeli taleplerinin 30.750 TL, müşterek çocuğun sünnet töreninde takılan ziynet eşyaları bedeli bakımından taleplerinin 6.140 TL olduğunu açıklamış ve toplam 51.940 TL bedel üzerinden harcı tamamlanmıştır.
Davalı vekili, son duruşmadan önce sunmuş olduğu 17.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile vekillikten istifa ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, bir kısım ev eşyası bedeli olarak 7.230 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bir kısım ev eşyalarının taraflar arasında ortak mal olduğunun tespitine ve ziynet eşyaları bakımından ise, başlangıçta usulune uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmakla, davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönden hüküm kurulmaması doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün son fıkrasından sonra gelmek üzere; “Davanın reddedilen kısmı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 5.218,10 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.