YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18018
KARAR NO : 2015/15706
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : MİDYAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2013/161-2014/227
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekiline ait ………. ilçesi ……. Köyü ……… ada, ……… parselde bulunan tarımsal sulama amaçlı ……………….. abone numaralı sayacında 16.05.2013 tarihinde kaçak elektrik tespit edildiği gerekçesiyle davalı kurum tarafından 44.237,20 TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, taşınmazın miktarı, kullanılan yer, bölgenin mevsimsel koşulları dikkate alındığında bu kadar fahiş bir miktarı tüketmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin yılın büyük bir bölümünde arazisine dahi uğramadığını, elektrik sayacının herkesin üzerinde oynama yapabileceği bir alanda olduğunu, müvekkilin pasaport kayıtlarının incelenmesinde aynı zamanda şoförlük yaptığı ve sürekli Irak devletine gittiğinin de sabit olduğunu, ayrıca daha önceki aylarda ödediği faturalar getirtildiğinde bu arazi için yapmış olduğu tüketim miktarının ortaya çıkacağını, bu kadar fazla tüketimin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, davacının söz konusu kaçak tahakkuk nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 16.05.2013 tarihli kaçak elektrik tespitinden dolayı tahakkuk ettirilen 44.237,20 TL bedelli faturanın yanlış hesaplandığı, olması gereken miktarın yapılan hesaplamaya göre 16.250,38 TL olduğu bu hali ile 27.986,82 TL miktarında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 27986,82 TL miktarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; davacı kaçak tutanağı üzerine tahakkuk ettirilen 44.237,20TL’den dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacının borcunun 16.250,38 TL olduğu, 27.986,82 TL miktarında davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davacının borçlu olduğu miktar üzerinden davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta bir karar verilmemiştir. Red edilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün son fıkrasından sonra gelmek üzere; “Davanın reddolunan kısmı için hüküm tarihinde geçerli olan AAÜT gereğince 1.950,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadesinin eklenerek hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.